TuncayTuncer
Tuncay Tuncer'in Kişisel Blogu
Tuncay Tuncer'in Kişisel Blogu
Feb 2nd
Mobil Bankacılık büyük bir hızla ilerliyor ve bankaların birinci öncelikli gündem maddesi haline geliyor. Daha düne kadar cep telefonları, bankalar için bireysel müşterilerine çağrı yoluyla veya kampanya SMS’leri yoluyla ulaşmanın bir yolu iken, günümüzde akıllı telefonların yaygınlaşması ile bu kavram değişerek, yalnızca bireysel müşterilere değil, tüm banka müşterilerine erişmek ve işlem yaptırmanın kolay bir yolu olarak algılanıyor.
Sadece maliyetleri düşürmek, operasyonu azaltmak değil, müşteriye farklı ve kolay, kendisini rahat hissettirecek bir bankacılık deneyimi yaşatmanın yolu olarak mobil bankacılık benimseniyor. Ülkemizdeki örneklerinin, yurt dışına göre oldukça ilerde olduğunu gururla söyleyebileceğimiz mobil bankacılığın geleceği ile ilgili merak edilen bir çok nokta var. Bankaların nasıl bir strateji izleyecekleri, bu alanda tek aşlarına hareket edip edemeyecekleri, operatörlerin veya PayPal, Square, Google gibi diğer farklı şirketlerin bu oyunda nasıl konumlanacakları merakla izleniyor.
Mobil Bankacılığın teknoloji tarafında hayatımıza getirdiği bir çok yeniliğin dışında, bankalar ve diğer kuruluşlar için getirmiş olduğu bir çok yenilik var. Aslında bu yeniliklerin başlangıcında mobil bankacılık kavramı yer almıyor. Mobil bankacılığı bu kadar ön plana çıkaran ana olay, “mobil para” kavramı. Yani tüm varlığınızı, fiziksel olarak değil, daha önce internet ile alışmış olduğunuz üzere, mobil telefonlarınız ile yönetmeniz var. Bu da, ister çok parası olsun, ister olmasın, cep telefonu olan herkesin bu dünyanın içerisinde olmasını sağlıyor. Ülkemizde aktif cep telefonu saysıının, nüfusumuzun neredeyse 1,5 katı olduğu varsayılıyor. Bu durumda bir banka hesabı ve hatta internet bağlantısı bile olmayan insanların bile, mobil dünyada finansal işlem (para transferi, kontör alma, alışveriş, vs…) yapabilmesinin mümkün olduğu ortaya çıkıyor.
İşte bu potansiyel, sadece bankaların değil, Google gibi, PayPal gibi bir çok şirketin bu alanda yer almasını sağlıyor. Bir çok insan için kolay, hızlı ve güvenli işlem yapabileceği her ortam, potansiyel olarak mobil bankasına dönüşebiliyor.
Bu durum ankalar için bir takım tehditleri ve doğal olarak fırsatları beraberinde getiriyor. Burada bankalar için en büyük tehdit, inovasyonu yakalamak ve hıza ayak uydurmakken, en büyük fırsat ise, diğer oyuncuların finans dünyasının dinamiklerini bilmemesi olarak ortaya çıkıyor. Başka bir yazının konusu olabilecek kadar uzun bu konuya girmeden, önümüzdeki yıllar için bankaların mobil bankacılığı nasıl gördüklerini, McKinsey’in 150 banka ile yaptığı araştırma sonucunda yaynladığı “The current state and future of mobile banking” araştırmasının sonuçlarına bakarak yorumlayalım…
Yukarıdaki iki grafik, araştırmaya katılan bankaların mobil bankacılığa ve müşteri kitlesine bakışlarını gösteriyor. Soldaki grafikte görüldüğü üzere, araştırmaya katılan bankaların büyük bir çoğunluğu, 5-10 yıl içerisinde mobil bankacılığın bireysel bankacılıkta iş yapış şekillerini değiştireceğini düşünüyor. %11′lik kesim ise buna inanmadığını belirtiyor. Sağdaki grafikte ise, yaş gruplarına göre mobil bankacılık kullanımınının oranları verilmiş. Dikkat çekici artışın 60+ yaşlarda olduğunu söyleyebiliriz. Şu anda 55-60 yaşlarında olan kitlenin, 5-10 yıl sonunda bu grafikteki yerini gösteren 60+ grubundaki artış dikkat çekici. Bu yönde bir artış, internet bankacılığı için kullanılmazken, mobil bankacılık için kullanılabiliyor çünkü yukarıda belirttiğim gibi mobil bankacılık çok daha geniş bir kitleye hitap ediyor.
Aşağıdaki grafik ise, bankaların mobil bankacılık konusunda yaptıkları veya yapmayı planladıkları yatırımları anlatıyor.
Soldaki grafik, mobil bankacılık için ayrılan iş gücünü, sağdaki grafik ise bütçe içinde mobil bankacılık için ayrılan yatırım payını gösteriyor. Artık mobil bankacılık, bnkaların alternatif dağıtım kanallarında ayrı bir departman olarak konumlandırılıyor. Gerek iş birimi tarafında, gerekse bilgi teknolojileri ve operasyon alanlarında, mobil bankacılığa dedike takımlar oluşturulduğunu görebiliyoruz. İşin teknik tarafında, mobilin kendine özgü kuralları olduğunu ve ekibin mobil teknolojilerine hakim olması gerektiğini biliyoruz. Ancak iş birimi tarafında da mobil’den anlayan bir ekip oluşturmanın önemi her geçen gün artıyor. Bunun en büyük sebebi, bankaların mobil dünyada yanlız hreket edememesi ve farklı firmalar ile stratejik iş birlikleri yapması olarak açıklanabilir.
McKinsey&Company’nin hazırladığı rapora buradan ulaşabilirsiniz. İçerisinde özellikle mobil bankacılıkta belirlenecek stratejilere yönelik güzel bilgiler bulabilirsiniz.
Jan 5th
2011 yılında, oldukça fazla gelişmenin yaşandığı konulardan bir tanesi, mobil bankacılık oldu. Türkiye’de bir çok banka, uygulamaları ile oldukça başarılı işler çıkarttı. En önemli gelişmeler;
- Akbank’ın Para Gönder Uygulaması
- Garanti’nin Android Uygulaması
- Garanti Smart TV Uygulaması
- ING’nin mobil bankacılık Uygulaması
- İş Bankası’nın tablet ve akıllı telefon açılımları
- Yapı Kredi’nin Hibrid olarak belirlediği mobil stratejisi ve tablet&akıllı telefon uygulamaları
olarak göze çarptı.
Türkiye’de yaşanan bu gelişmeler ve uygulamaların içerikleri gösterdi ki, ülkemiz mobil bankacılık alanında oldukça öncü bir konumda bulunuyor. 2012′de mobil bankacılık alanında faaliyet göstermeyen banka kalmayacaktır diye düşünüyorum. Ayrıca 4 büyük bankanın aktif mobil bankacılık kullanıcı sayılarının (bankacılık uygulaması+mobil web) da taban olarak 100-150k dolayında olacağını söyleyebiliriz.
Bu gelişmeleri incelerken, Avrupa ve Amerika’daki bankaların 2012 stratejileri ile ilgili okuduğum haberlerde dikkatimi çeken çok ilginç bir konu var. Aşağıdaki grafik, 2012′de bankaların mobil bankacılık fonksiyonalitelerini nasıl geliştireceklerini gösteriyor. Fiserv’in hazırladığı rapora dayanarak hazırlanmış grafikte, ülkemizdeki stratejilere göre farklılıklar göze çarpıyor.
SMS bankacılığı konusunda hem Avrupa, Hem de Amerika stratejilerini yeni yeni belirlemekte. Bu konu hakkında doğru zmanlamanın 2012 olduğunu düşünmekteler ve 2011 yılında temellerini attıkları çalışmaların 2012′de belli bir olgunluğa geleceğini düşünüyorlar.
Oysa Türkiye’de 4 büyük banka yıllardır mobil bankacılığı SMS hizmetleri ile vermeye başlamışlardı. Garanti Bankası, Akbank SMS Şubesi, Yapı Kredi Akıllı Asistan, İş Bankası SMS bilgilendirme servisleri, ciddi şekilde mobil bankacılığın ülkemizdeki temellerini oluşturan servisler. Akbank SMS Şubesi ile ciddi gelir rakamlarına ulaşmayı başarmış bir banka. Günümüzde notifikasyonların yaygınlaşması, farklı müşteri deneyimlerine olanak tanıması ve maliyetinin düşük olması, bu alanda yeni gelişmeler göreceğimizin sinyallerini veriyor. Bu konuda yurt dışındaki bankaların Türk Bankalarını ciddi şekilde incelemeleri ve deneyimlerini değerlendirmeleri gerektiğini düşünüyorum…
Oct 19th
Yapı Kredi Bankası, en sonunda çok büyük bir eksikliği gidererek, mobil cihazlar üzerinden de müşterilerine bankacılık hizmetlerini yapabilecekleri uygulamasını yayına aldı. Artık Yapı Kredi müşterileri, iPhone, Android İşletim Sistemi Yüklü Mobil Cihazları, Blackberry Telefonları ve iPad’leri üzerinden, yükleyecekleri uygulamaları ile bankacılık işlemlerini gerçekleştirebilecekler. Android tabletler ise henüz desteklenmiyor olsa bile, çok yakında desteklenir hale getirilecektir.
Yapı Kredi, mobil bankacılık uygulaması için bir web sayfası yayına almış ve uygulamasını bu sayfa üzerinden tanıtıyor. Oldukça açıklayıcı olan bu sayfa içerisinde, özellikle blackberry ve android işletim sistemli hangi cihazları desteklediği konusunda bilgi alamıyoruz. (belki de ben göremedim) Bu bilginin siteye eklenmesinin faydalı olacağını düşünüyorum.
Uygulamayı iPhone 4′te kurup, incelediğimizde, gerçekten çok kolay bir kullanıma sahip olduğunu görüyoruz. Şimdi adım adım uygulamayı inceleyelim;
Öncelikle uygulama açıldığında, karşınıza üst menüde dil seçeneği ve YapıKredi logosu, altında ise Mobil Şube ve Akıllı Cep erişimi için iki adet buton çıkıyor.
Yapı Kredi bu butonların altına Ürünler ve Kampanyalar, Döviz Hesaplama, Hesaplama Araçları,Faiz ve Ücretler, En Yakın Yapı Kredi ve Borsa Cepte fonksiyonlarına erişebileceğiniz, dönen bir menü getirmiş. Bu menü, görsel açıdan, diğer bankaların iPhone uygulamalarından ayrılıyor.
Bu alanın altında ise twitter’da gördüğümüz reklam alanına benzer bir alan kullanılarak, bankanın ürün ve servsilerini tanıtan bir reklam alanı kullanılmış. Bu alanın altında da Yapı Kredi telefon bankacılığına erişebileceğiniz bir numara-buton bulunuyor.
Mobil Şubeye giriş, internet şubesi kriterleri ile aynı. Burada bir farklılık yaratılabilirdi, ancak sanırım müşteri deneyimini farklılaştırmak istemediler. Kullanıcı adı, şifre ve sms şifresi ile iki ekranda login olabiliyorsunuz. Dilerseniz mobil imza ve akıllı cep kullanarak da mobil olmanız mümkün.
Girdiğiniz ekranda, reklam alanı bu sefer üstte sizi karşılıyor, altta ise Hesaplarım, Kredi Kartlarım,Para Transferleri, Ödemeler, İşlem Listesi fonksiyonlarına erişmenizi sağlayan butonlar alt alta sıralanıyor. Alt menüde hızlı erişim butonları var. Bu butonlar sağa doğru genişliyor. Bu menüdeki Akıllı Rehber fonksiyonu benim inandığım bir fonksiyon ve özellikle incelemenizi öneriyorum.Ayarlar ve bilgilerim alanları da yine incelemenizi tavsiye ettiğim, içleri dolu ve değişik şekilde sunulan alt menü butonları olarak dikkat çekiyor.
Hesaplarım menüsünde listelenen hesaplarınızın üzerine dokunduğunuzda, daha fazla bilgiye hızlıca erişebiliyorsunuz. Bunun dışında hesabı favori hesap olarak belirleyebiliyorsunuz. Ayrıca Hesap adını dilediğiniz gibi değiştirebilmeniz de hoş bir ayrıntı olmuş. Ayrıca yine buradan, sağ ok şeklinde gösterilen butona dokunarak, Hesap hareketleri, havale, eft , IBAN paylaşımı yapabiliyorsunuz. IBAN paylaşımı çok güzel bir fonksiyon, e-mail ve sms olarak IBAN numaranızı gönderebiliyorsunuz.
Kredi Kartı Menüsünde de benzer deneyim yaşamanız sağlanmış. Bu menüyü de hesaplarım gibi aynı deneyimle kolayca kullanabiliyor, borç ödeyebiliyor ve kart bilgilerinizi görüntüleyebiliyorsunuz.
Para Transferi Menüsünde Havale ve EFT işlemlerinizi yapmanız oldukça kolay. Burada bir kontak list ikonu var ancak bir sorun var ve bende hata alıyor. Bu kontak listesinden telefondaki herhangi birisi veya bankada daha önce transfer yaptığınız kişiler/hesaplar mı listeleniyor bunu merak ediyorum.
Ödemeler menüsünde şu anda sadece kredi kartı ödeme ve hazır kart kontör yükleme var. Ancak bu menü zenginleşecektir diye tahmin ediyorum.
Kısacası şu ana kadar çıkan en iyi kullanıcı deneyimi sunan uygulama olduğunu belirtebilirim. Pozitron tarafından geliştirilen uygulama Yapı Kredi Müşterilerinin bir çok ihtiyacını karşılayacaktır.
iPad uygulamasını henüz kullanamadım ancak oradaki deneyimi de paylaşıyor olacağım.
Oct 9th
Çay ve sigara molalarında, yemekte, bir rapor üzerinde çalışırken, bir birimize dönüp söylediğimiz tek şey bu.
‘Müşteri ‘kanal’ nedir bilmez, anlamaz!’ ‘Artık ‘internet of things’ kavramı var, önemli olan internete nasıl ve nereden eriştiğin!’
Yani hem fikiriz hepimiz. Bu tarafı geçeceğiz anlayacağınız…
Ama uygulamaya gelince taş kesiliyoruz hepimiz. Biraz önce ahkam kesen bizlerin aklına giriyor işte bir şeyler. Kaygılarımız alıyor öncelik sırasındaki en ön ve prestijli yeri. Dilimiz düğümleniyor, çıkmıyor ağzımızdan bu kelimeler, bir kez daha…
Stratejiler belirleniyor, hedefler ortaya konuyor, projeler belirleniyor ve her şey bir kez daha başa dönüyor.
O çay ve sigara molaları, yemekler, rapor incelemeleri var ya hani…
İşte orada yine lanet olası iki üç kelime dökülüyor ağızlardan…
Internet of things!
Jul 18th
PayPal, NFC destekleyen iki Android işletim sistemli akıllı mobil cihaz arasında, cihazları birbirine temas ettirerek yapılabilen para transferi uygulamasını duyurdu.
Bu uygulama, bir kafe veya restorana gidip, kalabalık bir grup olarak yemek yedikten sonra, tek kişinin hesabı ödemesinin ardından, hesabı ödeyen kişiye kendi payınıza düşen kısmı geri ödemeniz gibi (biliyorum biraz karışık bir örnek oldu) uygulamalarda çok işimize yarayacaktır. Şimdilik Google Nexus S ve Turkcell T20 gibi NFC destekleyen cihazlarda çalışan uygulamayı kullanmak için, her iki mobil cihazda da PayPal uygulamasını çalıştırmak, sonrasında gönderen ve alıcı olarak işlemi başlatmak, cihazları arada oluşan titreşimle uyarıya kadar temas ettirmek ve sonrasında PayPal şifresini girmek gerekiyor. Tüm bu işlemler oldukça kısa sürede tamamlanıyor.
Uygulama ile ilgili videoyu izleyince, ne kadar basit bir işlem olduğunu daha rahat görebilirsiniz.
Jul 18th
Akbank Cep şubesi, Akbank müşterilerinin mobil cihazları üzerinden kolay bir şekilde bankacılık işlemi yapabilmelerini sağlayan bir servis olarak hizmet veriyor.
Geçtiğimiz hafta, Akbank Cep Şubesi üzerinden yeni iki fonskiyon hizmete sunuldu. Daha önce sadece Mobil İmza sahibi müşterilerin tam fonksiyon olarak kullanabildikleri; normal giriş yapan kullanıcıların ise sadece rumuzlu işlemleri için kullanabildikleri EFT ve Havale fonksiyonlarında bir geliştirme yapılarak, mobil imza sahibi olmayan müşterilerin de daha fazla işlem yapabilecekleri bir uygulama devreye alındı.
Son 10 EFT ve Son 10 Havale işlemleri olarak adlandırılan fonksiyonlar, kısaca internet şubesinden gerçekleştirdiğiniz son 10 EFT ve Havale işlemlerini, cep şubesinden görüntülemenizi ve hızlı bir şekilde bu gönderilerinizi farklı tutar ve gönderi açıklamaları ile yeniden yapmanızı sağlıyor. Böylece bir başka banka KK için yapacağınız EFT işlemini; kira ödemenizi; her ay kardeşinize, eşinize, dostunuza yaptığınız aylık para transferlerini, hesap numaralarını tekrar girmenize ve aklınızda tutmanıza gerek kalmadan, çok kısa bir süre içerisinde (yaklaşık 10 sn) gerçekleştirmenizi sağlıyor.
Cep şubesi içerisinde yapılan bu küçük ancak kullanım kolaylığı ve fonksiyonellik açısından büyük değişikliği rahat bir şekilde kullanacağınızı düşünüyorum.
Akbank müşterilerinin Cep şubesi için yaptıkları geliştirme önerileri, büyük bir titizlikle takip edilerek değerlendiriliyor. Sosyal medya üzerinden facebook ve twitter hesaplarını kullanarak ya da Akbank çağrı merkezini arayarak cep şubesi ile ilgili her türlü öneri, talep ve isteğinizi Akbank Yetkililerine bildirebiliyorsunuz.
Jul 7th
Şu klasik karşılaştırmayı hep kullanmak istemiştim, bu yazıya nasip oldu.
Bildiğiniz gibi teknolojideki gelişim hep şu örnekle anlatılır; Telefonun kitlelere yayılması 50 yıl sürmüş, ardından gelen televizyonun yayılımı bu sürenin yarısı kadar, yani 25 yıl kadar gerçekleşmiştir. Daha sonra hayatımıza giren cep telefonu ve bilgisayarların yayılımı da bir kez daha yarılanarak 13 yıl kadar zaman almıştır. Sonrasında internet 7 yıl (yine yarısı), iPod 3 yıl (%50) ve facebook sadece 1,5 yıl…
Ancak gelişim, bu noktadan sonra artık yıllarla değil, aylarla belirtilir olmaya başladı. iPhone 1 yıldan kısa sürede kendisini tanıtıp, yaygınlaşırken iPad’in yaygınlaşması sadece 3 ay sürdü!
Bu inanılmaz gelişim, bankacılığı da çok yakından ilgilendirdi. İnternetin yaygınlaşmaya başladığı 1994 yılı civarında bankalar için internet bankacılığı kavramı hiç bir şey ifade etmiyordu. Hatta Dünya genelinde bu kavramın oturması 2000-2001 yıllarını buldu. Aradan geçen 7-8 yılda bankaların bu yeni düzene alışması beklendi hep. Ancak Mobil çağı ile birlikte bankalar artık bu kadar beklemenin anlamsız olduğunu gördüler ve mobil bankacılık serüvenine, çok daha kısa sürede adapte olmayı başardılar.
Bugün Apple Uygulama dükkanından 15 milyar download yapıldığı açıklaması geldi. Bu uygulamaların büyük bir bölümünde finans şirketleri ve bankaların geliştirdiği uygulamalar var. Bu da gösteriyor ki, bankacılık çok farklı bir yere gidiyor. İnternet Bankacılığında olduğu gibi iphone’un 2007′de piyasaya çıkışından 7-8 sene sonra bu alana girdiğinizi düşünebilir misiniz? 2014-2015 yılında neler olabileceğini kestiremezken bilinen tek bir şey var ki, o da mobil kanalın en tepede konumlanıyor olacağıdır.
Bugün yaygın olan görüş, 2014-2015 yıllarına gelindiğinde bankaların 1. kanalının mobil, 2.kanalının web/internet, 3. kanalının ATM, 4. kanalının call center ve 5. kanalının şubeler olmasıdır. Burada sıralamada çağrı merkezi ve ATM’nin yerleri halen tartışılmaktadır. Bugün çağrı merkezi dediğimiz kanalın yakın zamanda contact center olmasıyla, mobil ve sosyal medya ile web’e kayması, bu kanalı ATM’nin veya diğer adıyla self servis makinelerinin arkasına atması anlamına gelmektedir. İşte bu nedenle halen bu kanalı çağrı merkezi olarak gören bankalar, 2015′de ciddi bir kayıp yaşayacaklardır.
Günümüzde Kinect oyun konsolu gibi teknolojik gelişmeler, teknolojinin doğal yaşamla uyumlandırılmasına işarettir. Artık teknoloji, insanların duygularını, hareketlerini, tepkilerini ölçümleyerek değerlendirecek seviyeye gelmiştir. Bu yapı IVR, ATM gibi kanalların işleyişlerinin değişerek, farklı boyutlara gelmesi anlamına gelir.
Mobil’in 1.kanal olması, bankacılık sektöründe bir çok şeyi değiştirecektir. Bu değişim özellikle zihniyet ve yönetim şeklinde ortaya çıkacak ve eski zihniyeti savunan bir çok banka, bu yarışta ciddi yara alacaktır. Bugün Türkiye’de bankala arasındaki sıralama 2015 yılında değişmeyebilir, ancak önümüzdeki 10 yıl sonrasında, en büyük olarak nitelenen bankaların bazılarının, değişime ayak uyduramaması halinde büyük kayıplarla karşılaşması kaçınılmaz olur. Bu yıllarda özellikle alt yapısal olarak kendisini hazırlayan daha küçük ölçekli bankalar ise, daha üst sıralara tırmanacaktır.
Operatör etkisini de unutmamak gerektiğini her yazımda vurguluyorum. Bugün mobil uygulama geliştirmek için klasik banka süreçleri içinde kaybolarak 8-9 ay beklemek bir lüks olarak dahi ifade edilemez. Küçük bir ajansın 1-2 ayda geliştireceği bir uygulama, bankalarla mobil ortamda rekabet edebilir. Bankalar bu durumu göz ardı edip, finansal büyüklüklerinin arkasına sığınırlarsa, bir kayıp riski de burada ortaya çıkacaktır.
Lokasyon bazlı servisler, yaygınlaşan notifikasyon alışkanlıkları, bankacılığı banka dışına, sokağa yani mobil hayata doğru çekmektedir. Buna direnç göstermek kolay ancak sonuçları ağır bir yol olur.
Sonuç olarak bankacılıkta değişimi tetikleyen tüm faktörler, MOBİL kanalı işaret etmektedir. Bankacılıkta gelecek, mobil kanal üzerinde yoğunlaşacaktır.
Not: Bu yazıda kullanılan içerik için Banking4Tomorrow Blogundan yararlanılmıştır.
Jul 6th
E-Ticarette, bankaların daha aktif rol oynamaları, özellikle firmalara verilen POS ve Sanal POS ürünleri ile ilgili, daha pratik süreç ve çözümler üretilmesi konusunda yıllardır bir çok tartışma yapılmaktadır. Pazar’da Garanti Bankası kadar bu konuya ağırlık veren bir başka banka olmaması, e-ticaretin gelişme hızını da olumsuz etkilemekteydi. Ancak sektörde bu konuda geçmişte önemli çalışmalar yapıp, daha sonra pek fazla sesi duyulmayan Yapı Kredi, POS-Sanal POS ürünleri ile ilgili sayfalarını yenileyerek, bu konuda bir atılım yapmanın sinyallerini verdi.
Bankaların bu konuda atacakları adımlar çok önemli. Günümüzde alternatif ödeme sistemleri konuşulurken, sadece Garanti ve Yapı Kredi’nin değil, İş Bankası ve Akbank’ın da bu alanda faliyetlerini arttırmasını umuyorum.
Yapı Kredi’nin yenilenen web sayfasını buradan inceleyebilirsiniz.
Ayrıca bu sektör hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz, Garanti Ödeme Sistemleri’nden Emre Güzer’in blogunu okumanızı tavsiye ederim.
Jul 4th
Temassız ödeme, gelecek dönemde en çok kullanacağımız ödeme metodu olarak görünüyor. Bu konuda daha önce sizlere bu blog üzerinden fikirlerimi paylaşmıştım. Aynı şekilde zaman zaman, bu konuda çok değerli çalışmalar yapan dostlarımın yazılarını, paylaştıkları içerikleri de sizlere aktarmaya çalışıyorum.
İşin arka tarafındaki firmaları incelediğimizde ise, çok farklı konular üzerinde kafa yorulduğunu söyleyebilirim. Bu yeni ödeme metodunu kim sürükleyecek, operatörler mi, bankalar mı diye konuşurken, Google’ın geliştirdiği Google Wallet ürünü sonrasında, aslında oyunun kurallarının nasıl yazılıp çizildiğini de açıkça görmeye başladık.
Ne demek istediğimi biraz daha açayım. Türkiye pazarına bakıldığında şu bir gerçek ki, ödeme sistemleri konusunda pazarı, bariz şekilde operatörler yönlendirmekte. Garanti Bankası’nı bu işin biraz da dışında tutarsak, bankaların bu alanda etkin rol almadıklarını söylemek mümkün. Hatta Garanti Bankası’nın bile henüz ‘yönlendirici seviyeye’ gelemediğini, ancak yinede bu konuda, diğer bankalara göre daha istekli ve cesur olduğunu söyleyebiliriz. Turkcell ve Yapı Kredi, Garanti Bankası ve Avea, Vodafone ve Akbank derken yeniden Turkcell ve Garanti Bankası’nın ardı ardına çıkarttıkları ürünlerde bu alana yatırımların ne kadar sıklaştığını gördük. Ancak dediğim gibi, operatör ağırlıklı gidişat, ürünlerin henüz deneme yanılma periyodunda olması hissiyatını vermekten öteye gidemiyor.
Peki bu durumun sebebi ne? Aslında Google Wallet ile bu konuyu açıklamak mümkün görünüyor. Operatörlerin yakın gelecekte bankaların en büyük rakipleri olması söz konusu olabilir mi? Bu husus, temassız ödeme sistemleri ile mümkün görünüyor çünkü bu yeni metod, aslında içerisinde sadece ödeme gibi basit bir işlemi barındırmıyor. Bankalar için şu anda ödeme konusu, en önemli konu gibi görünse de, operatörler bu konuya bir adım daha ileriden bakıyorlar. Bu bir adım ilerideki konu ise, ‘İÇERİK’.
Google, dünyadaki en büyük içerik toplayıcı olarak kabul ediliyor. Bugün internet kullanıcısı olan hemen herkes, her gün Google servislerini kullanıyor. Aynı insanlar, yine hergün bir şeyleri satın almak karşılığında ödeme yapıyorlar. Hal böyle olunca Google, ödeme kavramını tek başına ele almıyor. Eğer böyle düşünülürse, Google Wallet’ın tek başına bir işe yaramayacağını onlar da biliyorlar. Google Wallet’ın biz müşterilere katacağı katma değer, ödeme işlemini yapabilmemizin yanında bize sunacağı ekstra bilgilerle bizi beslemesi olabilir. Mesela alıveriş yaptığınız anda size hesap bilgilerinizi verebilecek, size benzer ürünler için fırsatlar sunabilecek, lokasyon tabanlı yönlendirmeler yapabilecek bir sistemi kullanmak, hepimizin daha çok hoşuna gidecektir. Tüm bunların tamamının anlamı, müşteriyi tanımak, onun davranışlarını hatta psikolojisini takip edebilmektir.
Türkiye’de bankaların yapamadıkları en önemli şey bu aslında. Bankalar müşterilerini ne kadar tanıyorlar? sorusuna hiç bir banka tam olarak tanıyorum cevabını veremiyor. Bunun en önemli sebebi, bu konuda henüz yeni yeni yatırımlar yapılmaya başlanması. Oysa Operatörler bu konuda o kadar çok şey biliyorlar ki. İşte Garanti Bankası ile Turkcell’in çıkartmış olduğu Cep-T Para Kart gibi uygulamaların da arkasında yatan en büyük strateji bu. Çünkü bu gibi ürünler, operatörlerin çok daha kullanıcı odaklı hareket etmelerine imkan tanıyor. Düşünsenize, ellerinde tam olarak net olmayan bir konu daha, bu sayede ete kemiğe bürünmüş oluyor.
Sonuçta operatörler, geçtiğimiz hafta MMA Türkiye konferansında dedikleri gibi, bankaların yaklaşık 4-5 katı müşteriye sahipler ve bu alanda bankaların onları yakalaması mümkün görünmüyor. Ancak Bankalar için henüz hiç bir şey geç değil. Artık müşterilere dönük stratejiler üretmenin zamanının geldiğini bütün bankalar biliyor. Bu nedenle bu konuda çok daha değişik ve güzel gelişmeler, yakın zamanda bizleri bekliyor.
Jun 30th
Banka müşterileri olarak yavaş yavaş mobil uygulamalara alışmaya başlıyoruz. Bir çoğumuz, teknolojideki gelişmelere bakarak, bir çok yeniliğe şaşırmaz hale geldik. Ancak söz konusu kavram mobil ödemeler olunca, önümüzdeki dönemde bir çok kullanıcının azını açık bırakacak kadar şaşırtıcı uygulamalarla tanışıyor olacağız.
NFC (Near Field Communication) ile tanışmamız, otobüslerde kullandığımız bilet yerine geçen kartlar ve temazsız kredi kartları gibi ürünlerle başlamıştı. Bu ürünleri okuyucu cihazlara yaklaştırarak yaptığımız küçük miktarlı ödemeler, günümüzde bir çok büyük şirketin, özellikle mobil cihazlar ve akıllı telefonların kullanılmasıyla daha da önemli bir konu haline geldi. Dünya’da ve ülkemizde bir çok finansal kurumun gündeminde bu konu var. Akbank, Yapı Kredi ve Garanti Bankasının ardı ardına çıkarttığı ürünler, bu alana ne oranda büyük yatırımlar yapıldığının da kanıtı aslında.
Şimdi bizi yakın gelecekte bekleyen bir kaç ödeme türüne örnekler vermeye çalışalım. Bunlardan hali hazırda kullanılan uygulamalar ancak bir çoğu henüz Türkiye’de uygulanmıyor. Ancak çok yakın bir zamanda, özellikle 2012 yılında, bu ürünleri sıkça kullanacağımıza emin olabilirsiniz.
1) İnsandan İnsana Ödeme
Aslında kavramları Türkçe’ye çevirince biraz garip karşılıkları olabiliyor. Bump dedikleri bir olayla, telefonları bizim tabirimizle tokuşturarak, iki insan arasında para transferi yapabiliyoruz. PayPal firmasının kullandığı bu teknolojiyi, Türkiye’de yakın bir zamanda bir bankanın çıkartacağı yeni uygulamasında kullanması beklendiğini de belirteyim.
Sistemi bir örnekle anlatmak gerekirse, 5 arkadaş bir restorana gittiniz, hesabı ödemek için her birinizden tek tek para alınmasını beklemek yerine sadece bir kişi ödemeyi yapıyor, diğer kalan 4 kişi de kendi telefonlarını, ödemeyi yapan kişinin telefonuna tokuşturarak bir kaç saniyede kendi payına düşen miktarı arkadaşına ödeyebiliyor. Veya bir arkadaşınıza borç vereceksiniz ancak yanınızda nakit yok, telefonları tokuşturarak orada para transferini yapabiliyorsunuz.
2) Farklı Kredi Seçenekleri Sunulması
Bir mağazada alışveriş yapıp kasaya geldiğinizde, ödemenizi yapmadan hemen önce mobil cihazınıza sunulan farklı ödeme planı (kredilendirme) alternatiflerinden yararlanmak istemez misiniz? Yakın bir gelecekte, müşterisi olmadığınız bir bankanın bile aplikasyonunu cep telefonunuza indirerek bunu yapmanız mümkün olacak. Lokasyon bazlı servisler, size bu konuda bir çok esneklik tanıyacaklar.
3) Yolda yürüyorken bir reklam panosunda, yeni vizyona giren bir film gördünüz. Diyelim ki günlerden Cuma ve hafta sonu yapacak bir aktivite arıyordunuz. Yapmanız gereken tek şey, telefonunuzu bu reklam panosuna yaklaştırmak olacak. O anda telefonunuzun ekranında göreceğiniz bilgilerde filmi oynatan salonları görebilecek, hemen orada istediğiniz matineden ve salondaki istediğiniz koltuktan biletinizi alabileceksiniz. Sadece telefonunuz reklam panosuna yaklaştırarak.
Heyecan verici değil mi?
Söz Sizde!