TuncayTuncer
Tuncay Tuncer'in Kişisel Blogu
Tuncay Tuncer'in Kişisel Blogu
Jul 4th
Temassız ödeme, gelecek dönemde en çok kullanacağımız ödeme metodu olarak görünüyor. Bu konuda daha önce sizlere bu blog üzerinden fikirlerimi paylaşmıştım. Aynı şekilde zaman zaman, bu konuda çok değerli çalışmalar yapan dostlarımın yazılarını, paylaştıkları içerikleri de sizlere aktarmaya çalışıyorum.
İşin arka tarafındaki firmaları incelediğimizde ise, çok farklı konular üzerinde kafa yorulduğunu söyleyebilirim. Bu yeni ödeme metodunu kim sürükleyecek, operatörler mi, bankalar mı diye konuşurken, Google’ın geliştirdiği Google Wallet ürünü sonrasında, aslında oyunun kurallarının nasıl yazılıp çizildiğini de açıkça görmeye başladık.
Ne demek istediğimi biraz daha açayım. Türkiye pazarına bakıldığında şu bir gerçek ki, ödeme sistemleri konusunda pazarı, bariz şekilde operatörler yönlendirmekte. Garanti Bankası’nı bu işin biraz da dışında tutarsak, bankaların bu alanda etkin rol almadıklarını söylemek mümkün. Hatta Garanti Bankası’nın bile henüz ‘yönlendirici seviyeye’ gelemediğini, ancak yinede bu konuda, diğer bankalara göre daha istekli ve cesur olduğunu söyleyebiliriz. Turkcell ve Yapı Kredi, Garanti Bankası ve Avea, Vodafone ve Akbank derken yeniden Turkcell ve Garanti Bankası’nın ardı ardına çıkarttıkları ürünlerde bu alana yatırımların ne kadar sıklaştığını gördük. Ancak dediğim gibi, operatör ağırlıklı gidişat, ürünlerin henüz deneme yanılma periyodunda olması hissiyatını vermekten öteye gidemiyor.
Peki bu durumun sebebi ne? Aslında Google Wallet ile bu konuyu açıklamak mümkün görünüyor. Operatörlerin yakın gelecekte bankaların en büyük rakipleri olması söz konusu olabilir mi? Bu husus, temassız ödeme sistemleri ile mümkün görünüyor çünkü bu yeni metod, aslında içerisinde sadece ödeme gibi basit bir işlemi barındırmıyor. Bankalar için şu anda ödeme konusu, en önemli konu gibi görünse de, operatörler bu konuya bir adım daha ileriden bakıyorlar. Bu bir adım ilerideki konu ise, ‘İÇERİK’.
Google, dünyadaki en büyük içerik toplayıcı olarak kabul ediliyor. Bugün internet kullanıcısı olan hemen herkes, her gün Google servislerini kullanıyor. Aynı insanlar, yine hergün bir şeyleri satın almak karşılığında ödeme yapıyorlar. Hal böyle olunca Google, ödeme kavramını tek başına ele almıyor. Eğer böyle düşünülürse, Google Wallet’ın tek başına bir işe yaramayacağını onlar da biliyorlar. Google Wallet’ın biz müşterilere katacağı katma değer, ödeme işlemini yapabilmemizin yanında bize sunacağı ekstra bilgilerle bizi beslemesi olabilir. Mesela alıveriş yaptığınız anda size hesap bilgilerinizi verebilecek, size benzer ürünler için fırsatlar sunabilecek, lokasyon tabanlı yönlendirmeler yapabilecek bir sistemi kullanmak, hepimizin daha çok hoşuna gidecektir. Tüm bunların tamamının anlamı, müşteriyi tanımak, onun davranışlarını hatta psikolojisini takip edebilmektir.
Türkiye’de bankaların yapamadıkları en önemli şey bu aslında. Bankalar müşterilerini ne kadar tanıyorlar? sorusuna hiç bir banka tam olarak tanıyorum cevabını veremiyor. Bunun en önemli sebebi, bu konuda henüz yeni yeni yatırımlar yapılmaya başlanması. Oysa Operatörler bu konuda o kadar çok şey biliyorlar ki. İşte Garanti Bankası ile Turkcell’in çıkartmış olduğu Cep-T Para Kart gibi uygulamaların da arkasında yatan en büyük strateji bu. Çünkü bu gibi ürünler, operatörlerin çok daha kullanıcı odaklı hareket etmelerine imkan tanıyor. Düşünsenize, ellerinde tam olarak net olmayan bir konu daha, bu sayede ete kemiğe bürünmüş oluyor.
Sonuçta operatörler, geçtiğimiz hafta MMA Türkiye konferansında dedikleri gibi, bankaların yaklaşık 4-5 katı müşteriye sahipler ve bu alanda bankaların onları yakalaması mümkün görünmüyor. Ancak Bankalar için henüz hiç bir şey geç değil. Artık müşterilere dönük stratejiler üretmenin zamanının geldiğini bütün bankalar biliyor. Bu nedenle bu konuda çok daha değişik ve güzel gelişmeler, yakın zamanda bizleri bekliyor.
Jun 30th
Banka müşterileri olarak yavaş yavaş mobil uygulamalara alışmaya başlıyoruz. Bir çoğumuz, teknolojideki gelişmelere bakarak, bir çok yeniliğe şaşırmaz hale geldik. Ancak söz konusu kavram mobil ödemeler olunca, önümüzdeki dönemde bir çok kullanıcının azını açık bırakacak kadar şaşırtıcı uygulamalarla tanışıyor olacağız.
NFC (Near Field Communication) ile tanışmamız, otobüslerde kullandığımız bilet yerine geçen kartlar ve temazsız kredi kartları gibi ürünlerle başlamıştı. Bu ürünleri okuyucu cihazlara yaklaştırarak yaptığımız küçük miktarlı ödemeler, günümüzde bir çok büyük şirketin, özellikle mobil cihazlar ve akıllı telefonların kullanılmasıyla daha da önemli bir konu haline geldi. Dünya’da ve ülkemizde bir çok finansal kurumun gündeminde bu konu var. Akbank, Yapı Kredi ve Garanti Bankasının ardı ardına çıkarttığı ürünler, bu alana ne oranda büyük yatırımlar yapıldığının da kanıtı aslında.
Şimdi bizi yakın gelecekte bekleyen bir kaç ödeme türüne örnekler vermeye çalışalım. Bunlardan hali hazırda kullanılan uygulamalar ancak bir çoğu henüz Türkiye’de uygulanmıyor. Ancak çok yakın bir zamanda, özellikle 2012 yılında, bu ürünleri sıkça kullanacağımıza emin olabilirsiniz.
1) İnsandan İnsana Ödeme
Aslında kavramları Türkçe’ye çevirince biraz garip karşılıkları olabiliyor. Bump dedikleri bir olayla, telefonları bizim tabirimizle tokuşturarak, iki insan arasında para transferi yapabiliyoruz. PayPal firmasının kullandığı bu teknolojiyi, Türkiye’de yakın bir zamanda bir bankanın çıkartacağı yeni uygulamasında kullanması beklendiğini de belirteyim.
Sistemi bir örnekle anlatmak gerekirse, 5 arkadaş bir restorana gittiniz, hesabı ödemek için her birinizden tek tek para alınmasını beklemek yerine sadece bir kişi ödemeyi yapıyor, diğer kalan 4 kişi de kendi telefonlarını, ödemeyi yapan kişinin telefonuna tokuşturarak bir kaç saniyede kendi payına düşen miktarı arkadaşına ödeyebiliyor. Veya bir arkadaşınıza borç vereceksiniz ancak yanınızda nakit yok, telefonları tokuşturarak orada para transferini yapabiliyorsunuz.
2) Farklı Kredi Seçenekleri Sunulması
Bir mağazada alışveriş yapıp kasaya geldiğinizde, ödemenizi yapmadan hemen önce mobil cihazınıza sunulan farklı ödeme planı (kredilendirme) alternatiflerinden yararlanmak istemez misiniz? Yakın bir gelecekte, müşterisi olmadığınız bir bankanın bile aplikasyonunu cep telefonunuza indirerek bunu yapmanız mümkün olacak. Lokasyon bazlı servisler, size bu konuda bir çok esneklik tanıyacaklar.
3) Yolda yürüyorken bir reklam panosunda, yeni vizyona giren bir film gördünüz. Diyelim ki günlerden Cuma ve hafta sonu yapacak bir aktivite arıyordunuz. Yapmanız gereken tek şey, telefonunuzu bu reklam panosuna yaklaştırmak olacak. O anda telefonunuzun ekranında göreceğiniz bilgilerde filmi oynatan salonları görebilecek, hemen orada istediğiniz matineden ve salondaki istediğiniz koltuktan biletinizi alabileceksiniz. Sadece telefonunuz reklam panosuna yaklaştırarak.
Heyecan verici değil mi?
Jun 30th
Mobil finansal uygulamalarda en önemli konulardan bir tanesi, geliştirilen uygulamalara müşterileri kolay ve güvenli bir şekilde sokabilmektir. Türkiye’de bankalar, özellikle operatörlerin geliştirdikleri alt yapılarla bu konuda hamleler yaparlarken, dünya’da ise çeşitli uygulama geliştirici firmalar, bu konuda farklı açılımlarla ilerliyor.
İspanyol bankası Bankinter, bu konuda çok önemli bir geliştirmeye imza attı ve iris tarayıcı uygulaması ile, iPhone sahibi müşterilerine, yatırım işlemleri uygulamasına göz taraması yaptırarak girme fırsatı verdi. Sadece iPhone’un ön yüz kamerasını kullanarak, başka hiç bir aparat, yazılım veya donanım kullanılmadan çalışan uygulamanın arkasında bir algoritma çalışıyor ve göz hareketlerini algılayabiliyor. Böylece fotoğraf gibi sabit görüntülerle giriş engellenmiş oluyor. Bankiter’in müşterilerin %55′inin iPhone kullanıcısı olması nedeniyle, uygulama şu anda sadece iPhone’da, hatta ön kamerası olan iPhone4′te çalışıyor ancak yakın bir zamanda, Android işletim sisteminde de çalışması bekleniyor.
İspanya’da Mobbeel Solutions isimli bir startup firma tarafından geliştirilen uygulamanın, önümüzdeki dönemde ATM ve internet bankacılığı uygulamalarında da kullanılması öngörülüyor. Türkiye’deki bankaların, her ne kadar teftiş, iç denetim, uyum gibi birimlerini ikna etmekte zorlanacakları bir uygulama gibi görünse de, bu tip çözümlerin yakın gelecekte ülkemizde de yaygınlaşması bekleniyor.
Mar 13th
TEB’in blogu bana göre Türkiye’deki en iyi şirket bloglarından birisi. Bir çok sosyal medya danışmanlığı yapan şirketin blogundan bile daha başarılı ve takibe değer buluyorum. Çalışanların oluşturduğu yazıları büyük bir keyifle okuyorum. Sonuçta işin profesyonellerinin elinden çıkmış, her ne kadar banka blogu olsa da mümkün olduğunca kendi tarzlarını yansıtarak oluşturdukları yazılardan oluşuyor TEBBlog.
Bildiğiniz gibi bankacılık sektörünün önemli birleşmelerinden birisi gerçekleşti ve TEB ve Fortis, Türkiye’de TEB çatısı altında birleşti. Bu süreçte bir çok müşterinin merak ettiği konular var. Sonuçta insanların paralarını emanet ettikleri kurumlar olduğu için, her birleşme sürecinde müşteriler ciddi bir paniğe kapılırlar.
Bu sorunu bir nebze olsun ortadan kaldırabilmek için, TEB Blog’da bir süredir ‘Sıkça Sorulan Sorular’ tadında, önemli konular hakkında yazılar yayınlanmaya başladı. Bu yazılar ‘Birleşme‘ adı verilen bir bölümde toparlanıyor. Bunun oldukça önemli olduğunu düşünüyorum.
TEB, sosyal medyada TEB KOBİ TV ve Blog’u ile oldukça güzel içerikler sunuyor. Blogun en güzel yanı, gelen yorumları ilgili profesyonellerin cevaplıyor olması.
Daha önce yazdığım gibi, sosyal medyada müşteriye tek taraflı değil, çift taraflı ulaşabildiğiniz ölçüde başarılı sayılırsınız. TEB en azından blogu ile bunu başarıyor. Bize de tebrik etmek düşüyor.
Jan 7th
İnternet bankacılığının gelişimi, kullanıcı sayılarındaki artış, müşterilere sunulan fonksiyonların çeşitliliğinin artması, uygulama üzerinden gerçekleştirilebilecek satış & pazarlama fırsatları beni hep heyecanlandırmıştır. Şubeye gitmeye gerek kalmadan yapılan işlemlerin rahatlığı zamandan ve paradan tasaruf etmemize olanak tanıdığı gibi, gereksiz müşteri hizmetlerinden de kurtulmamıza yardımcı olmaktadır. Zira zaman kaybını ve para kaybını göze alıp gitsek bile, kötü müşteri deneyimimizle paramızla rezil olduğumuzu en çok hissettiğimiz noktaların başında malesef şubeler gelir.
Pratik, kolay, işimizi hızlı bir şekilde yapmamızı sağlayan internet bankacılığını neden kullanmamız gerektiği konusunda şu blogda şöyle bir açıklama var;
“Frοm a definition tһаt саח bе learned іח аחу Economics 101 course, opportunity costs (οח a very baseline level) refer tο tһе fact tһаt іf a person ԁοеѕ something specific, tһе time аחԁ money invested іח such аח activity result іח tһе minimalizing οf tһе ability tο ԁο something еƖѕе wіtһ tһе same time аחԁ money.
Iח οtһеr words, חο one саח commit resources tο two courses οf action simultaneously without expanding tһе source (money) required tο maintain a simultaneous venture. Tһіѕ іѕ wһу іt іѕ іmрοrtаחt tο drastically reduce unproductive downtime frοm a person’s life аחԁ υѕе tһе recaptured time fοr pursuits tһаt wіƖƖ bе productive. Tһіѕ іѕ wһу internet banking іѕ such аח іmрοrtаחt concept.”
Buna ek olarak ezber bozucu şekilde internet bankacılığının aslında çok daha güvenli olduğunu da eklemek gerek. Bilinenin aksine, cebinizde, çantanızda paranızla bir şubeye gitmenizden, sokaklarda dolaşmanızdan çok daha güvenli bir ortam olan internet bankacılığı uygulamasından işlem yapabiliyor olmanız bile, neden internet bankacılığı sorusuna verilebilecek güzel bir yanıttır.
Bankaların Alternatif Dağıtım Kanalları bölümlerinde internet ve mobil bankacılık uygulamaları üzerine çalışan kişiler ve birlikte çalıştıkları Bilgi Teknoloji çalışanlarının, internet şubelerinin güvenliği konusunda harcadıkları mesai, gerçek anlamda “fazla bir mesaidir”. Bunun sebebi, kullanıcıların kendilerini çok daha rahat hissedebilecekleri ve gönül rahatlığıyla işlem yapabilecekleri bir uygulama yaratabilmektir. Ancak bu çabalarını müşterilerine anlatma konusunda aynı başarıyı yakalayıp yakalamadıkları tartışılır.
Benim de içerisinde bulunduğum Y kuşağı, internetin etinden sütünden derisinden fazlaca faydalandığımız için, internet bankacılığı bizim için önemli ve kullanışlı bir uygulamadır. Ancak bizden önceki nesiller için internet bankacılığı öncelikle güvenlik endişesi, sonrasında alışkanlıklarla açıklanabilecek nedenlerden dolayı çok fazla benimsenmemektedir. Ülkemin insanının parası değerlidir. Bu parayı canlı canlı gözü görerek banka görevlisine teslim ettiğinde içi rahat eder. Oysa dediğim gibi bu aslında çok daha riskli olabilir, nihayetinde içerisinde insan barındıran bir süreçtir. (Bu açıklama yanlış anlaşılabilir, korku yaratmak istemem zira içerisinde insan olan her süreç, tabiatı gereği hataya açıktır, söylemek istediğim de budur)
Neyse konumuz neden internet bankacılığı değil, yeri gelmişken bahsetmiş olduk… Asıl konu geleceğin bankacılık sistemi, internet bankacılığının bu sistemdeki yeri ve rolüdür. Gelecekte bankalar nasıl yerler olacak, şubeler neye benzeyecek, internet ve mobil bankacılık kavramlarının anlamı ne olacak, bu konulardaki öngörülerim şu şekildedir…
1) Banka Şubeleri Küçülecek, İşlem Değil Birer Satış Noktasına Dönüşecek
Bu öngörüden yola çıkarak “eyvah, şubelerde çalışan onlarca kişi işsiz mi kalacak?” diye düşünenler olabilir. Bu konuda çalışan sayılarında nasıl değişimler olur çok kestiremiyorum ancak çalışanların niteliğinde %100 değişimler olacağına inanıyorum. Şöyle ki;
Banka şubelerinde bugün gişe olarak yer alan bölümler kaldırılacak. İnsanlar gişelerde yapacakları işlemleri otomatik makineler ile yapacaklar. Burada detaya aşağıda yer vereceğim.. Gişelerde çalışan insanlar ise, bankacılık için çok daha fazla önem kazanacak olan operasyon, destek hizmetleri ve çağrı merkezi (bu kavram da değişecek) gibi lokasyonlarda görevlendirilecek. Şube personeli daha nitelikli satış ekiplerinden ve portföy yöneticilerinden oluşacak. Şubelere gitmek, ya yol üzerinde internet erişimimiz olmadığı durumlarda işlem yapmak için olacak, ya da banka ürünlerinden satın almak için olacak. (Veya detaylı bilgi edinmek için gideceğiz) Satış işlemi online kanallar ve çağrı merkezi üzerinden de daha fazla ürün seçeneği ile devam edecek…
Banka şubeleri konsept ve niş şubeler olacak. Örnek vermek gerekirse, Finansbank’ın kredi kolay şubeleri gibi şubelerin sayısı artacak. Yani sadece kredi için gideceğimiz noktaları bileceğiz. Belki tek ürün için bunu yapmak maliyetli gelebilir ancak sepet ürün veya benzer birden fazla ürünü bir arada alabileceğimiz şubeler olacak.
Buna ek olarak mobil şube kavramıyla insansız şubeler oluşturulacak. Bu şubeler belirttiğim gibi hızlı işlem noktaları olarak hizmet verecek.
2) Çağrı Merkezi Kavramı Değişecek
Çağrı merkezleri şu anda da bankalar için çok büyük stratejik önem taşıyor. Çünkü bankalar müşterileriyle en çok çağrı merkezi üzerinden kontak kuruyor, satış fırsatı yakalıyor. Günümüzde teknolojideki gelişimlere paralel olarak görüntülü konuşma, online chat gibi imkanlar hali hazırda veriliyorken bu türde yatırımlar artacak. Bankalar IVR servisleri dışında çağrı merkezlerini birer destek ve çözüm merkezine dönüştürecekler. Çağrı merkezleri yeni nesil bankacıların en çok iş bulacağı bölümler olacak. Çünkü şube personelinin bir kısmı, bu bölüme kaydırılacak. Aradığımız kişiyi bilecek, onunla direk muhattap olacağız. Her aramada veya arama demiyelim artık, erişimde aynı kişi ile muhattab olabileceğiz.
3) İnternet Bankacılığı Ana İşlem Merkezi Olacak
İnternet Bankacılığı kanalı, bankanın en büyük işlem merkezi olacak. Tüm finansal işlemlerimizi, bilgilendirme işlemlerimizi bu kanal üzerinden yapacağız. Tek merkezden birden fazla bankanın internet şubesine erişim yapacağımız bir bankalar üstü kanal gündeme gelecektir. Bu konuda bankaların çalışmaları BDDK rehberliğinde yürütülebilir.
4) Mobil Bankacılık
Henüz internet bankacılığı kullanım ve penetrasyon oranları istenilen seviyelere ulaşmadan, teknolojideki gelişmelerin etkisiyle hızla gündeme gelen mobil bankacılık konusu, çok büyük bir ivme ile yaygınlaşmaya devam edecek. Mobil bankacılık uygulamalarında uygulama geliştirme rüzgarı çabuk dinecek ve hybrid uygulamalar, yani hem uygulama tabanlı hem de web tabanlı uygulamaların sayısı artacak. Asıl geliştirme bu bölümlerde yapılacak. Müşteriler için hızlı ve pratik bir işlem kanalı olarak mobil, hızla ilerleyecek. Hatta self servis köşeleri de bu doğrultuda yaygınlaşacak. ATM’ler ile ilgili bir önceki yazımda belirttiğim gibi iPad tarzı dokunmatik ekranlı hızlı ve düşük maliyetli self servis köşelerine her yerden ulaşım sağlanabilecek.
5) ATM’lerde işlem seti azalacak
Şu anda tüm bankalarda ATM’lerin işlem setlerini yani fonskiyon sayılarını arttırmaya yönelik bir yaklaşım var. İş Bankası “Bankamatik, İş Bankasından Neyi Eksik” diyerek bu konuya dikkat çekiyor ancak tüm kullanıcıların en sinir oldukları konu, bir ATM’in önünde uzun sürelerce önündeki insanların işlemlerini yapmalarını beklemek. İşlem seti arttıkça bu kuyrukların uzamasını da tetikleyecektir. Bankalar ATM’ler üzerinden bu yükü alarak self servis köşelerine aktaracaklar ve ATM’ler daha az işlem yapılacak, hatta sadece para çekme ve para yatırma ile para yatırma fonksiyonuna bağlı ödeme işlemleri için kullanılacaktır. Bankalar için ise ATM’ler ciddi bir satış kanalı olarak gündeme gelecektir.
Bunlar benim bankalar ile ilgili yakın gelecekte olmasını beklediğim gelişmeler.
90′ların ikinci yarısında gündeme gelen internet bankacılığı, 15 yıldan az bir sürede çok büyük bir gelişme gösterdi. Bugün akıllı telefonlar ile internet bankacılığının alternatifi olarak mobil bankacılığı konuşuyoruz. O halde bu gelişmelerin olmasını beklemek için 2020 çok geç bir tarih değil mi? Peki 2015 erken mi? Hep beraber göreceğiz.
Jan 5th
Teknolojinin gelişimi ve insanların bu gelişime ayak uydurmaları konusunda şu günlerde en çok sevdiğim örnek, faks ve telefonun icadı ve yaygınlşaması ile başlayıp, televizyon, bilgisayar, facebook, iphone, ipad diye devam eden çevrimin anlatılmasıdır. Hani faks 100 küsur yıl diye başlayıp, televizyonu 50 yıla, facebook’u 4 yıla iphone’u 2 yıl, ipad’i 6 aya kadar sıralayan örnekten bahsediyorum. Rakamları iyi hatırlamıyorum, önemli olan sürenin inanılmaz şekilde kısalması.
4 sene önce internet sektöründe çalışmaya başladığımda sektörde oluşan, üretilen, yayılan bilginin sayısı ve içeriğinin çeşitliliği ile, günümüzdeki rakamları inceleyecek olsak dehşete düşebilirim. İnanılmaz bir artış var bu artış, neredeyse teknolojideki gelişmelerin önüne geçecek bir durumda.
Demek istediğim gelişiyoruz, geliştikçe tüketiyoruz, tükettikçe daha fazla istiyoruz. Onlar üretiyor, biz yine gelişiyoruz, öğreniyoruz, hayal ediyoruz, tüketiyoruz, daha fazlasını istiyoruz… Bu böyle devam ediyor.
İşin sevindirici yanı, hantal olarak nitelendirdiğimiz kuruluşlar da günümüzde artık gelişmelere kayıtsız kalamıyorlar. Bankaların kurum hantallığının çalışanlarında olmadığını, içlerinden birisi olarak söyleyebilirim. Bankalarda çalışan profesyoneller her şeyin farkında, tüm yenilikleri takip edebilen etten kemikten insanlar sonuçta. Onlar da paragrafın başındaki gelişme-tüketme çeviriminde yer alan birer birey sonuçta…
Hal böyle olunca bankacılık sektöründe son dönemlerde, özellikle ülkemizde, teknoloji bakımından çok güzel gelişmeler yaşanıyor. Garanti Bankası bu konuda lider durumda bulunuyor. Akbank, Yapı Kredi gibi devler önemli hamleler yapıyor. İş bankası, teknoloji yatırımlarını arttırıyor ve bunu duyurmak için oldukça hatırı sayılır bütçelerle reklamlar yapıyor. Bu da, tüketiciler ve sektördeki kişiler için, “yeni” dönemin ne gibi yenilikleri kapsayacağı konusunda merak içinde olmalarına neden oluyor.
Tüketicilerin en yoğun kullandıkları alternatif kanal olarak ATM’lerin bu konuda nasıl pozisyon alacağı ve ne gibi bir değişim/gelişim içerisinde olacağı benim çok ilgimi çekiyor. Bu konuda düşüncelerim şu şekilde;
Ağır-Hantal Cihazlar Artık Olmayacak
Sürpriz değil zaten diyeceğinizi biliyorum. Ancak şu an için geliştirmeler beni kuşkulandırıyor. ATM’ler konusunda “para hazneleri” konusu herkesin kafasındaki ilk soru. Ancak hantal cihazlar dışında da bu sorun çözülebilir görünüyor. İspanyol Devi BBVA, yeni nesil ATMlerini 2010′da, IDEO ile gerçekleştirdiği (microsoft yazılım desteği ile) 2 senelik çalışma sonrasında hayata geçirdi. Bu ATM’ler dokunmatik ekranı ile ipad tarzı bir kullanıcı deneyimini müşterilerine sunarken, asıl önemlisi tasarım olarak çok büyük farklılıkları sektöre tanıtmış oldu. Yani beklenen yapıyı destekleyici bir hamle gerçekleşmiş oldu. NCR firmasının yeni nesil ATM tasarımları da bu konuyu destekliyor.
Daha Niş ATMler Yaratılacak
Sektör bunun tam tersini yapıyor olsa da, ATM denen makinenin ileride “her şeyi yapan” makineler olmaktan çıkacağını şiddetli bir şekilde savunuyorum. Para çekme, para yatırma, ödeme işlemleri ve para transferi dışında ATM’lerde başka hiç bir fonksiyonun yapılmayacağını düşünüyor ve bu fonksiyonlar dışında ATMler üzerinde fonksiyon yapmaya çalışan bankalara anlam veremiyorum. Rekabetin çok çetin olduğu Türkiye pazarında bir bankanın yaptığı geliştirme karşısında diğerleri, gerçekten anlamlı olup olmadığını ölçümlemeden benzer fonksiyonları üretme telaşında olmak yerinde, ana fonksiyonları ve sistemsel altyapıyı geliştirmeye çalışsalar çok daha fazla yol alacaklardır. İpad, Galaxy PAD, akıllı telefonlar gibi gelişmeler, bankacılık fonksiyonlarının internet üzerinden, mobil olarak yapılacağı konusunda ciddi uyarılar verirken, fiziksel olarak parayı işleme almak, ATM’lerin başlıca hedefi olmalı. Bu nedenle niş ATM’leri görebileceğimizi düşünüyorum.
Biometrik ATM’ler
İş Bankası’nın öncelikli olarak duyurduğu, Avrupa’da Polonya’da ilk olarak kullanılan parmak izi tanıyan biometrik ATMler, tüm bankaların gündeminde. Özellikle fraud (güvenlik) riskinin had safhada olduğu ülkemizde, yaygınlaşması beklenen bu teknoloji dışında, yüz tanıma (face recognation) konusunda da çalışmalar yapıldığı biliniyor. Bu konuda prototip çalışmalar, çeşitli fuarlarda kullanıcıların görüşlerine sunuluyor.
Engelliler İçin ATM’ler
Yapı Kredi, Engelliler için geliştirdiği “Engelsiz ATM”‘leri piyasaya süreli henüz bir ay bile olmadı. Bu proje müthiş bir yenilik olarak mevcut ATM’ler üzerinde bir geliştirmeyi ifade etse de, dünya’da engelli insanlar için ATM’lerin nasıl geliştirilmesi gerektiği konusunda standartlar oluşturulmaya başladı bile. Sesli yönlendirme yapılabilen, daha ergonomik olarak üretilen ATM’ler, yeni nesil ATM’ler için de bir referans noktası oluşturacaktır. Yani yeni nesil ATM’lerde engelli insanlar da unutulmayacaktır.
iPad Yeni Nesil ATM olabilir mi?
Bu konuda BBVA’nın geliştirmiş olduğu ATM’ler bir fikir veriyor olsa da, kullanılacak teknoloji açısından dokunmatik ekran, uygulama geliştirmesi kolay işletim sistemi gibi özellikleri ile iPad’lerin bir referans olabileceği açıktır. Bir ATM maliyetinin on bin dolarlarla ifade edildiğini düşünürsek, bu tip teknolojilerin daha düşük maliyetli olduğu da açıktır. Yine de burada benim görüşüm, iPad’in, ATM’ler dışında self servis köşeleri olarak adlandırılan kiosk’ler için yeni bir akım yaratacağı şeklinde. Belirttiğim gibi ATM’ler daha basit, daha az fonksiyonlu noktalar olurken, bir çok ATM’in yerini, iPad benzeri cihazların kullanıldığı mobil bankacılık köşeleri alacaktır. Bu noktalar insanların bankacılık uygulamalarına daha hızlı ulaşmasını ve işlem yapmalarını sağlayacaktır. ATM’ler ise dokunmatik ekranlı modern yapılarıyla, parayı fiziksel olarak işleme koyabileceğimiz noktalar haline dönüşecektir.
Tüm bu yazdıklarımın özeti şudur; sorulması gereken “makineleri nasıl daha otomatik hale getirmek” değil, “nasıl daha kullanıcının dilinden konuşur hale getirmektir.” Bunun için her işlemin yapılabildiği, önünde kuyruklar oluşan noktalar yerine, daha basit, daha kullanıcı ihtiyaçlarına yönelik, hızlı ve dinamik teknolojiyi yakalamak önemlidir.
Siz ne dersiniz?
Oct 15th
TEB ve Fortis birleşmesi, bankacılık sektörünü uzun süredir meşgul eden bir konuydu. Haziran ayı içerisinde yapılan duyuru ile, TEB çatısı altında birleşeceği duyurulan iki banka ile ilgili olarak ilk gelişme, ATM’ler ile yaşandı ve her iki banka da, müşterilerine ATM’lerini ortak kullanıma açtıklarını duyurdu.
Bu duyuru ile TEB müşterileri Fortis ATM’lerini, Fortis müşterileri de TEB ATM’lerini hiç bir ek masraf ve komisyon ödemeden kullanabiliyor hale geldi. Konu diğer bankalarla yapılan mutabakatların ardından duyurulmuş oldu.
Konuyla ilgili olarak şu açıklamalar yapıldı;
Fortis Bank Türkiye Perakende Bankacılık Grubu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Gökhan Mendi, “Artık rekabet halinde değil, birlikte haraket eden iki banka olmamızdan yola çıkarak, ATM’den yapılacak para çekme ve bakiye sorma işlemlerini müşterilerimize ücretsiz hale getirip, birleşme öncesinde büyük bir adım atıyoruz” dedi. TEB Bireysel ve İşletme Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Cemal Kişmir ise “Birleşme sürecinde ilk aşamada ATM’lerimizi birleştirerek, müşterilerimizin birleşme öncesinde yeni bankamıza adaptasyonu sağlayacağız. Birleşme ile birlikte TEB’in ATM sayısının 1000’e yaklaşacak” dedi.
BNP Paribas ortaklığı sonrasında, önümüzdeki dönem yapacakları çalışmalarını büyük bir merakla beklediğimiz bu bankaların birleşme süreci ile ilgili gelişmeleri, mümkün olduğunca paylaşmaya devam edeceğim.
Oct 6th
Bankalar sosyal medyada yer almalı mı? Mevcut uygulamaları amacına ulaşıyor mu? Müşteriler kurulan bu yeni iletişimden memnun mu? Yoksa İletişim kurulamıyor mu?
Bu gibi soruların cevapları çokça tartışıladursun, Türkiye’de durum nasıl? Neler yapılıyor? konusunda bir şeyler hazırladım…
Aslında konu oldukça yeni ülkemiz için. Sonuçta biz profesyonel çalışanlar dahil bir çok kişi, henüz neler yapılması gerektiği konusunda çok da emin olamasak da, en azından Dünya’nın nereye doğru gittiğini gözlemliyor, neler ve nasıl yapılması konusunda fikir yürütebiliyoruz.
En azından şunu biliyoruz, ‘Sosyal Medya, tek yönlü iletişim devrini kapatmış, müşteriyle doğrudan, birebir iletişim devrini açmıştır’.
Bu bağlamda sunumu incelemenizi ve yorumlarınızı paylaşmanızı istesem, ne dersiniz?
Aug 11th
İnternet Bankacılığı için TEB’in bir yıl kadar önce duyurduğu Pratik İnternet Bankacılığı (Az tuşlu Piyanoyu hatırlarsınız) uygulamasını ne kadar başarılı bulduğumu belirtmiştim. Kullanırken zevk aldığım internet şubelerinden birisidir TEB internet şubesi. ADK alanındaki güzel çalışmalardan birisi olan bu uygulamada, kullanıcıları menüler içerisinde boğan yapının yerini, daha kullanıcı dostu bir yapı almıştı. Tasarım olarak da başarılı olduğunu düşündüğüm uygulamanın, diğer bankalar için de önemli olduğunu düşünürüm hep. Zira, internet bankacılı kullanımını gerçekten sevdiren bir yapısı var ve internet bankacılığı ile ilişkin kafalardaki soru işaretlerinin kalkması için bu tip uygulamalara ihtiyaç var. Soru işaretleri kalktığı zaman da bu diğer bankaların da işine yarayacaktır.
Askerlik dönemi içerisinde eminim kaçırdığım bir çok yenilik var bankacılık ADK uygulamaları içerisinde. Mesela şu parmak izi tanıyan ATM’ler. Yine bazı kampanyalar yapıldı bu süreçte, kullanıcıları kanallara çekmek adına. Mesela mobil bankacılık konusunda bir çok yeni uygulama yapıldı ve kampanyalarla kullanıcıların dikkati çekilmeye çalışıldı. Şu anda da hali hali hazırda cep şubelerinden yapılan EFT, Havale işlemlerinden komisyon alınmaması ve bağlantı ücretinin de bedava olması (garanti ve işbankası) gibi çalışmalar yapılıyor. Yapı kredi, cep şubesi olmadan ilerliyor. Bakalım bu bankayı ne zaman bu alanda göreceğiz.
Toparlamak gerekirse, ADK’da yenilikler sürüyor. Bankalar, teknolojiyi sonuna kadar kullanmaya çalışıyor. Bu nedenle dünyadaki muadillerinin çok önünde işler çıkartıp, ödüller toplamaya devam ediyorlar.
Bunlardan bir tanesi de Yapı Kredi’nin klavyeli ATM’leri. Aslında çok basit bir fikir değil mi? Bugüne kadar eminim bir çok kişinin aklına gelen, dolayısıyla ADK çalışanlarının da düşündükleri bir fikirdi ATM’lere klavye konulması. Ama yapmadılar. muhtemelen, dokunmatik ekranların, voice recognation’ların gündemde olduğu bir dönemde bu uygulamayı ‘fazla basit’ gördüler. Ancak yasal zorunluluklar nedeniyle para transferleri alanında yazılması gereken açıklamalar, motorlu taşıtlar vergisi gibi müşteriyi şube kuyruklarında beklemeye zorlayan fıtık edici işlemler için sadece bir klavye eklenmesinin gerekliliğini göz ardı ettiler. Ama Yapı Kredi bu konuyu atlamadı.
Geçtiğimiz günlerde kullandığım bu ATM’leri ben çok sevdim. Maliyetler düşünce, eminim dokunmatik ekranlara dönüşecektir ve görüntü hantallığı ortadan kalkacaktır. Ancak bu haliyle oldukça kullanışlı, basit ve hızlı işlem yapmaya olanak sağlayan bu uygulama, benim için şu haliyle biometrik ATM’lerden daha çok fayda sağlayacı durumda. (Yanlış anlaşılmasın, biometrik ATM’leri de sonuna kadar destekliyoruz)
Kullanımı konusunda da size önümüzdeki günlerde bilgi vermeye çalışacağım. Meraklısının gördüğü ilk ATM’de kullanmasını tavsiye ederim.
Söz Sizde!