TuncayTuncer
Tuncay Tuncer'in Kişisel Blogu
Tuncay Tuncer'in Kişisel Blogu
Sep 1st
Yeni kurulan birimlerin, organizasyonların, ilişkilerin vs. büyük bir çoğunlu için geçerli bence… Yaptığınız başlangıç çok önemli.. Çünkü bu başlangıç, yeni sürecin tüm yaşantısını etkiliyor ve aynı şekilde devam ediyor…
Eğer akıllıca hamleler yapmazsanız, bazı şeyleri düzeltmeniz çok zor. Çünkü siz süreci yönetemez hale geliyorsunuz, başkalarının yönlendirmeleri ile sürüklenip gidiyorsunuz ve kontrolü kaybediyorsunuz… Bir bakmışsınız, sizin şekillendirmek istediğiniz yapı sizden çıkmış, başkalarının sizi görmek istediği hale bürünmüş olabiliyor… Daha da kötüsü, siz bunu alışkanlığa döndürüyorsunuz…
Oysa yeni kurulan yapılar için tek ve en önemli koz, iplerin ilk başta sizin elinizde olması. Sıfır noktasından itibaren nasıl ilerleyeceğinize siz karar verebiliyorsunuz. Tıkandığınız noktada yönlendirme yapabilme şansını elinizde tutuyorsunuz. Yani direksiyon sizde, gazı siz kontrol ediyorsunuz.
Bir de eğer sizden daha güçlü olanların rüzgarını arkanıza alabildiyseniz, sizden daha şanslısı yoktur. Bunu sonuna kadar kullanırsanız, işinizi en iyi şekilde yürütebiliyorsunuz.
Peki bu ideal tablo gerçekte böyle mi yürüyor? Tabiki hayır…
Çünkü gerçek yaşamda hiç bir işe başlamadan önce planlama yapılmıyor
Planlamanın önemi, sadece proje yönetirken ortaya çıkmıyor işte… Hep söylüyoruz, hayatın her anı bir proje aslında! Planlamazsanız ve planlamalarınızı güncel tutmazsanız, sekreter olup not tutarsınız… Defteri planlamazsanız, onu da başaramazsınız…
Aug 17th
Aug 17th
Hayat devam ediyor, zaman akıyor, etrafımızda sürekli birşeyler değişiyor… Biz de buna ayak uydurup değişiyoruz doğal olarak…
Düşündüğümde, aslında bir çok alışkanlığımın nasıl değiştiğini gözlemledim. Sonra bu alışkanlıklarımı nasıl ve ne zaman değiştirdiğimi anlamaya çalıştım. Sonuçta orta okul ve lise yıllarında aslında bir çok alışkanlığımın temelini attığımı ancak bu temellerin nasıl yıkılıp, tepetaklak olup, tam tersi şekilde yeniden şekillendiğini görünce biraz şaşırdım, bazen sevindim, bir ara hüzünlendim ve ne yalan söyliyeyim, biraz da korktum. Bilinç seviyesi düşük, kişiliği oturmamış bir bireyken temellerini attığım huylarımın, hayatımın akışı içerisinde bu şekilde değişimler göstermesi ve -muhtemelen- ileride de bir çok defa çok farklı yönlerde değişeceğini düşündüm… Aslında ortaya çok komik şeyler de çıktı düşününce… Eskiden olsa nasıl tepkiler verirdim, şimdi olaylara nasıl yaklaşıyorum konusunda kafa yorun, siz de çok eğleneceksiniz, bazen hatırladıklarınızla hüzünleneceksiniz… Mesela eskiden;
Var mı sizin aklınıza gelen ekleyebileceğimiz maddeler?
Söz Sizde!