Kinect Gerçekten Microsoft’un En Güzel Ürünü…

Oyun konsollarının gelişimini birebir gözlemleyerek yaşamış bir nesiliz biz. Televizyona bağlanarak oynanan oyunların yarattığı heyacan ve yaşadığımız eğlenceyi, bizden önceki nesiller anlamsız gözlerle izliyorlar belki, ançak pek çoğumuz için artık evimizin vazgeçilmez bir parçası konsollar.

Ancak, ilk başlarda sadece oyun, eğlence aracı olarak gördüğümüz bu cihazların, günümüzde çok farklı amaçlar için kullanıldığını ve aslında bizlere çok daha fazlasını sunabileceğini görmek daha da heyecan verici bana göre. Bunun en güzel örneği de, Microsoft X-Box ve Kinect teknolojisi!

Playstation halen oyun açısından benim favorim olsa da, işin içerisine eğlence girdiğinde X-Box Kinect’in verdiği hazzı move’da bile alamadığımı belirtmem gerekiyor. Ancak oyunun ötesinde yapılabilenler beni daha fazla etkiliyor!

Mobil Bankacılıkta takip ettiğimiz bir çok platform arasında bulunan Televizyonlar ve akıllı TV’leri incelerken, bir kaç ay önce aşağıdaki uygulama dikkatimi çekti…

Mastercard’ın üzerinde çalıştığı ve prototip aşamasında olan QkR kod adlı bir ödeme sistemi uygulaması, temelde QR Code okutmaya dayalı bir ödeme işlemi yaratmaya dayanıyor ancak kullanıcı deneyimi açısından daha uçuk bir yöntem belirliyor. Buna göre Kinect ile entegre çalışan sistem üzerinde, TV’de el hareketlerinizle navigasyon yaparak, örneğin yemeksepeti logosunu seçiyor, pizzanızı istediğiniz menüyü belirleyecek şekilde sipariş edip, ödemenizi mobil cihazınızla son aşamada gerçekleştirebiliyorsunuz. Kinectin sesli komut aldığını da hesaba katarsak, aslında iş daha da farklı bir boyut kazanabiliyor.

Kinect’in yapabilecekleri bununla da sınırlı değil. Aşağıdaki video, aslında her şeyi özetliyor. Kinect Effect adını verdikleri bu video’da, hepimizi biraz daha uçuk düşüncelere yöneltecek bir çok özelliği görebilirsiniz.

Harika Değil mi? :)

Yapı Kredi Mobil Bankacılık Uygulaması Yayında

Yapı Kredi Bankası, en sonunda çok büyük bir eksikliği gidererek, mobil cihazlar üzerinden de müşterilerine bankacılık hizmetlerini yapabilecekleri uygulamasını yayına aldı. Artık Yapı Kredi müşterileri, iPhone, Android İşletim Sistemi Yüklü Mobil Cihazları, Blackberry Telefonları ve iPad’leri üzerinden, yükleyecekleri uygulamaları ile bankacılık işlemlerini gerçekleştirebilecekler. Android tabletler ise henüz desteklenmiyor olsa bile, çok yakında desteklenir hale getirilecektir.

Yapı Kredi, mobil bankacılık uygulaması için bir web sayfası yayına almış ve uygulamasını bu sayfa üzerinden tanıtıyor. Oldukça açıklayıcı olan bu sayfa içerisinde, özellikle blackberry ve android işletim sistemli hangi cihazları desteklediği konusunda bilgi alamıyoruz. (belki de ben göremedim) Bu bilginin siteye eklenmesinin faydalı olacağını düşünüyorum.

Uygulamayı iPhone 4′te kurup, incelediğimizde, gerçekten çok kolay bir kullanıma sahip olduğunu görüyoruz. Şimdi adım adım uygulamayı inceleyelim;

Öncelikle uygulama açıldığında, karşınıza üst menüde dil seçeneği ve YapıKredi logosu, altında ise Mobil Şube ve Akıllı Cep erişimi için iki adet buton çıkıyor.

Yapı Kredi bu butonların altına Ürünler ve Kampanyalar, Döviz Hesaplama, Hesaplama Araçları,Faiz ve Ücretler, En Yakın Yapı Kredi ve Borsa Cepte fonksiyonlarına erişebileceğiniz, dönen bir menü getirmiş. Bu menü, görsel açıdan, diğer bankaların iPhone uygulamalarından ayrılıyor.

Bu alanın altında ise twitter’da gördüğümüz reklam alanına benzer bir alan kullanılarak, bankanın ürün ve servsilerini tanıtan bir reklam alanı kullanılmış. Bu alanın altında da Yapı Kredi telefon bankacılığına erişebileceğiniz bir  numara-buton bulunuyor.

Mobil Şubeye giriş, internet şubesi kriterleri ile aynı. Burada bir farklılık yaratılabilirdi, ancak sanırım müşteri deneyimini farklılaştırmak istemediler. Kullanıcı adı, şifre ve sms şifresi ile iki ekranda login olabiliyorsunuz. Dilerseniz mobil imza ve akıllı cep kullanarak da mobil olmanız mümkün.

Girdiğiniz ekranda, reklam alanı bu sefer üstte sizi karşılıyor, altta ise Hesaplarım, Kredi Kartlarım,Para Transferleri, Ödemeler, İşlem Listesi fonksiyonlarına erişmenizi sağlayan butonlar alt alta sıralanıyor. Alt menüde hızlı erişim butonları var. Bu butonlar sağa doğru genişliyor. Bu menüdeki Akıllı Rehber fonksiyonu benim inandığım bir fonksiyon ve özellikle incelemenizi öneriyorum.Ayarlar ve bilgilerim alanları da yine incelemenizi tavsiye ettiğim, içleri dolu ve değişik şekilde sunulan alt menü butonları olarak dikkat çekiyor.

Hesaplarım menüsünde listelenen hesaplarınızın üzerine dokunduğunuzda, daha fazla bilgiye hızlıca erişebiliyorsunuz. Bunun dışında hesabı favori hesap olarak belirleyebiliyorsunuz. Ayrıca Hesap adını dilediğiniz gibi değiştirebilmeniz de hoş bir ayrıntı olmuş. Ayrıca yine buradan, sağ ok şeklinde gösterilen butona dokunarak, Hesap hareketleri, havale, eft , IBAN paylaşımı yapabiliyorsunuz. IBAN paylaşımı çok güzel bir fonksiyon, e-mail ve sms olarak IBAN numaranızı gönderebiliyorsunuz.

Kredi Kartı Menüsünde de benzer deneyim yaşamanız sağlanmış. Bu menüyü de hesaplarım gibi aynı deneyimle kolayca kullanabiliyor, borç ödeyebiliyor ve kart bilgilerinizi görüntüleyebiliyorsunuz.

Para Transferi Menüsünde Havale ve EFT işlemlerinizi yapmanız oldukça kolay. Burada bir kontak list ikonu var ancak bir sorun var ve bende hata alıyor. Bu kontak listesinden telefondaki herhangi birisi veya bankada daha önce transfer yaptığınız kişiler/hesaplar mı listeleniyor bunu merak ediyorum.

Ödemeler menüsünde şu anda sadece kredi kartı ödeme ve hazır kart kontör yükleme var. Ancak bu menü zenginleşecektir diye tahmin ediyorum.

Kısacası şu ana kadar çıkan en iyi kullanıcı deneyimi sunan uygulama olduğunu belirtebilirim. Pozitron tarafından geliştirilen uygulama Yapı Kredi Müşterilerinin bir çok ihtiyacını karşılayacaktır.

iPad uygulamasını henüz kullanamadım ancak oradaki deneyimi de paylaşıyor olacağım.

Google Wallet Yaygınlaşıyor…

Biz para transferine, Google ise alışverişe yoğunlaşıyor… Hangisi doğru? Kim haklı çıkacak göreceğiz ancak ben Google Wallet’ı deneyimlemeyi çok isterdim.

Aşağıdaki video, bu uygulamayı ilk deneyimleyenlerin ifadelerini anlatıyor…

Akıllı Telefon Kullanımında Android Arayı Açıyor!

Akıllı telefon kullanımına ilişkin rakamlar ilgimi çekiyor. Heyecan verici şekilde büyüyen bu pazar, mobil ile ilgili tüm alanları etkiliyor.

Türkiye’de akıllı telefonların oranı %15 seviyesine ulaştı. Bu rakam geçen seneyle kıyasla %70 daha fazla! Bu büyümenin hız kesmeden devam edecini tahmin etmek zor değil. Zira gerek operatörlerin yaptıkları cihaz kampanyaları, gerekse yeni markaların pazara girmesi ve cihaz çeşitliliğin artması, cep telefonu konusunda harcamayı seven ülkemizin büyümeyi destekleyeceğini gösteriyor.

Tabi, bu büyüme içinde en büyük payı, android’li cihazlar alıyor. Bugün bir çok cihaz üreticisinin cihazlarıyla birlikte sunduğu dev platform, yarattığı yüksek memnuniyet ile kullanıcıların da beğenisini kazanıyor. Her ne kadar kullanılabilirlik açısından halen Apple’ın iOS’una eriştiğini düşünmesem de, sunduğu fonksiyonalite çeşitliliği, androidi bir çok kullancı gözünde 1 numaraya oturtmuş durumda.

Aşağıdaki tabloda, ABD pazarına ilişkin veriler de, bu görüşleri destekliyor. (MarketingProfs isimli blogdan alınmıştır)

iOS ve Android dışında kalan diğer işletim sistemlerinin hepsinde düşüş gözlemlenirken, RIM’deki düşüş gerçekten dikkat çekiyor. Vodafone’un satın alacağı yönündeki söylentiler, borsada RIM hisselerini yükseltince, şirketin tepe yönetimi biraz nefes almıştır belki, ancak bu düşüş, aslında RIM’e yönelik son uyarılardan birisi olarak değerlendirilmezse, RIM’in bu tabloda daha aşağılarda yer alacağını söylemek yanlış olmaz gibi görünüyor.

Cihaz üreticilerinde, ABD pazarında Samsung ve LG’nin üstünlüğü devam ediyor. Motorola, halen bu pazardaki en etkili oyunculardan olarak göze çarpıyor. Bu üç markanın da Android işletim sistemi kullanan cihazlar ürettiğini göz önünde bulundurursak, bir üstteki tablo biraz daha anlam kazanacaktır. RIM ise, yine tablonun en altında ve negatif büyüme ile göze çarpıyor.

Akıllı telefonlara yönelik kullanıcıların kullanım alışkanlıkları da, aşağıdaki tabloda özetleniyor. Kullanıcılar mesajlaşmayı bırakacağa benzemiyor. Zaten bu nedenle olacak ki, hemen hemen tüm telefon üreticileri, cihazları arasında mesajlaşmayı ücretsiz hale getirecek çözümler için çalışıyor ve ardı ardına duyuruyorlar. İnternete erişim ve uygulama kullanımındaki büyüme de dikkat çekiyor.

Büyüme gerçekten heyecan verici, ya sizce?

Müşteriniz Kanal Nedir Bilmez!

Çay ve sigara molalarında, yemekte, bir rapor üzerinde çalışırken, bir birimize dönüp söylediğimiz tek şey bu.

‘Müşteri ‘kanal’ nedir bilmez, anlamaz!’ ‘Artık ‘internet of things’ kavramı var, önemli olan internete nasıl ve nereden eriştiğin!’

Yani hem fikiriz hepimiz. Bu tarafı geçeceğiz anlayacağınız…

Ama uygulamaya gelince taş kesiliyoruz hepimiz. Biraz önce ahkam kesen bizlerin aklına giriyor işte bir şeyler. Kaygılarımız alıyor öncelik sırasındaki en ön ve prestijli yeri. Dilimiz düğümleniyor, çıkmıyor ağzımızdan bu kelimeler, bir kez daha…

Stratejiler belirleniyor, hedefler ortaya konuyor, projeler belirleniyor ve her şey bir kez daha başa dönüyor.

O çay ve sigara molaları, yemekler, rapor incelemeleri var ya hani…

İşte orada yine lanet olası iki üç kelime dökülüyor ağızlardan…

Internet of things!

Güle Güle Steve Jobs…

Steve Jobs

Bir çok sitede, bir çok şey yazıldı O’nun hakkında… Benim yazacaklarım da benzer şeyler aslında. Sadece 3′e ayırarak ifade etmeye çalışacağım düşüncelerimi…

Öncelikle çok üzgün olduğumu belirtmek isterim. Steve Jobs’ı hiç tanımadım, nasıl bir insandır bilmem ancak, zaten hayatımıza giren bir çok insanı, en yakınlarımızı dahi bile ne kadar tanıyoruz ki… O nedenle O’na hoşçakal derken, bir Apple kullanıcısı yani bir teknoloji sever, bir profesyonel ve sadece bu dünayda yaşayan ‘biri’si olarak aktaracağım düşüncelerimi.

Öncelikle bir teknoloji sever olarak, apple ürünleri kullanan bir kişi olarak (ne yalan söyleyeyim, fan-boy olamadım):

Kullandığım ipod için; Mac’le ilk tanışma vesilem olan MacBook için; MacBook içinde beni her dakika büyüleyen ‘i’ile başlayan her program için; iPod Touch için; ilk aldığımda gece beraber uyuyup, sabah kalktığımda burnumun dibinde benimle aynı yastığı paylaşan ilk iPhone için; elime her aldığımda beni bir kez daha büyüleyen iPad için; tüm bunlar sayesinde üretildiğine inandığım Android için, Samsung Galaxy S, LG Optimus, Sony Ericsson Xperia, Galaxy Tablet, Motorola Zoom ve çok daha fazlası için, sana binlerce kez teşekkür ederim.

Bir çalışan, profesyonel kariyerine ‘Mobil’ci olarak devam eden bir bankacı olarak:

Mobil ve internet kavramlarını bu kadar güzel birleştirip insanlara alıştırdığın, kilometrelerce uzaktaki ülkemin en büyük kurumlarına bile bu iki kavramı kullandıra kullandıra, iPad ve iPhone ile soktuğun ve bana bugün, ekmek paramı kazanmam için yardımcı olduğun için şükranlarımı sunarım, binlerce kez teşekkür ederim.

Sadece bu dünya üzerinde yaşayan ‘biri’si olarak:

Her şeyi değiştirdiğin için; bir kez daha değiştirdiğin için; bir kez ve bir kez daha değiştirdiğin için; kalanlara bir şeyleri değiştirmek için inanmak ve çok çalışmak gerektiğini, neredeyse her kesin elinde tuttuğu bir apple ürünüyle gösterdiğin için; yaşadığım zaman diliminde, senin gibi büyük bir dahi ile, aynı atmosferi paylaşmama vesile olduğun için, sonsuz kere teşekkür ederim.

Seni özleyeceğim…

PayPal Android İçin NFC Tabanlı Para Transferi Uygulamasını Duyurdu

PayPal, NFC destekleyen iki Android işletim sistemli akıllı mobil cihaz arasında, cihazları birbirine temas ettirerek yapılabilen para transferi uygulamasını duyurdu.
Bu uygulama, bir kafe veya restorana gidip, kalabalık bir grup olarak yemek yedikten sonra, tek kişinin hesabı ödemesinin ardından, hesabı ödeyen kişiye kendi payınıza düşen kısmı geri ödemeniz gibi (biliyorum biraz karışık bir örnek oldu) uygulamalarda çok işimize yarayacaktır. Şimdilik Google Nexus S ve Turkcell T20 gibi NFC destekleyen cihazlarda çalışan uygulamayı kullanmak için, her iki mobil cihazda da PayPal uygulamasını çalıştırmak, sonrasında gönderen ve alıcı olarak işlemi başlatmak, cihazları arada oluşan titreşimle uyarıya kadar temas ettirmek ve sonrasında PayPal şifresini girmek gerekiyor. Tüm bu işlemler oldukça kısa sürede tamamlanıyor.

Uygulama ile ilgili videoyu izleyince, ne kadar basit bir işlem olduğunu daha rahat görebilirsiniz.

Akbank Cep Şubesi Son 10 EFT ve Havale Fonksiyonu

Akbank Cep şubesi, Akbank müşterilerinin mobil cihazları üzerinden kolay bir şekilde bankacılık işlemi yapabilmelerini sağlayan bir servis olarak hizmet veriyor.

Geçtiğimiz hafta, Akbank Cep Şubesi üzerinden yeni iki fonskiyon hizmete sunuldu. Daha önce sadece Mobil İmza sahibi müşterilerin tam fonksiyon olarak kullanabildikleri; normal giriş yapan kullanıcıların ise sadece rumuzlu işlemleri için kullanabildikleri EFT ve Havale fonksiyonlarında bir geliştirme yapılarak, mobil imza sahibi olmayan müşterilerin de daha fazla işlem yapabilecekleri bir uygulama devreye alındı.

Son 10 EFT ve Son 10 Havale işlemleri olarak adlandırılan fonksiyonlar, kısaca internet şubesinden gerçekleştirdiğiniz son 10 EFT ve Havale işlemlerini, cep şubesinden görüntülemenizi ve hızlı bir şekilde bu gönderilerinizi farklı tutar ve gönderi açıklamaları ile yeniden yapmanızı sağlıyor. Böylece bir başka banka KK için yapacağınız EFT işlemini; kira ödemenizi; her ay kardeşinize, eşinize, dostunuza yaptığınız aylık para transferlerini, hesap numaralarını tekrar girmenize ve aklınızda tutmanıza gerek kalmadan, çok kısa bir süre içerisinde (yaklaşık 10 sn) gerçekleştirmenizi sağlıyor.

Cep şubesi içerisinde yapılan bu küçük ancak kullanım kolaylığı ve fonksiyonellik açısından büyük değişikliği rahat bir şekilde kullanacağınızı düşünüyorum.

Akbank müşterilerinin Cep şubesi için yaptıkları geliştirme önerileri, büyük bir titizlikle takip edilerek değerlendiriliyor. Sosyal medya üzerinden facebook ve twitter hesaplarını kullanarak ya da Akbank çağrı merkezini arayarak cep şubesi ile ilgili her türlü öneri, talep ve isteğinizi Akbank Yetkililerine bildirebiliyorsunuz.

Facebook, Mobil’de Artık Sadece Akıllı Telefon Kullanıcılarına Hitap Etmiyor!

Facebook, bana göre çok önemli bir hamle yaparak, Java platformuna da yatırım yaptı ve akıllı telefonlar dışında yaklaşık 2.500 adet java destekli cihaz için de uygulamasını yayınladığını duyurdu.

Uygulamanın GetJar veya Appia App Store’lardan indirilmesi bekleniyor. Ancak bu tip cihazları kullanan kiilerin alışkanlıkları, genellikle sms ile gelen linkler üzerinden giderek uygulama yüklemek olacağı için, ülke bazlı yayılımın nasıl olacağını merak ettiğimi söylemek istiyorum. Bu cihazlarda uygulamayı talep eden kullanıcılar olmuyor, kullanıcılar bir şekilde uyarıldıktan sonra merak duyup, uygulamaları cihazlarına kurmayı istiyorlar. Bu da tüm mobil uygulama sahipleri için de güzel bir test anlamına geliyor.

Uygulamada, aşağıda ekran görüntülerinden de görüleceği üzere, bir çok menünün yer aldığı görünüyor. Bu cihazları kullanan kullanıcılar için farklı bir deneyim olacağı kesin!

Akıllı telefonların yaygınlaşması ile ilgili çok uzun süre beklemeyeceğimiz ortadayken, yine de akıllı olmayan cihazları kullanan kitlelerin, özellikle bizim gibi ülkelerde azımsanmaması gerektiğini belirtmemiz gerekiyor. Özellikle bankaların bu kitlelere Java üzerinden ulaşmaları konusunda facebook’un itici bir güç olacağını düşünüyorum.

Google + Çılgınlığı!

Günümüzde, teknoloji dünyasında yayılımın nasıl hızlı olduğuna ilişkin en güzel örneklerden birisi Google+ projesi oldu. Projenin duyurulması ile birlikte adeta tüm sosyal mecralarda, sohbetlerde Google+ konuşulur oldu. Geldiğimiz nokta ile ilgili rakamlarda yavaş yavaş gün yüzüne çıkmaya başladı. Henüz resmi rakamlar konuşulmasa da, en çarpıcı rakam, projenin üye sayısına ilişkin olarak geldi.

Ancestry.com sitesinden Paul Allen,  Google+ üyelerinin sayısını hesaplamak için ilginç bir metodoloji geliştirdi. Amerikan nüfus sayımı idaresinin verilerinde yer alan bir dizi örneklenen soyadlarını Google+ kullanıcılarının soyadları ile karşılaştırdı. Bu karşılaştırmayı yaparak, Google+ için kayıt olan Amerikan nüfusunun yüzdesini tespit konusunda sezgiye dayalı tahminde bulunmuş oldu. Son olarak da Amerika ve Amerika dışında Google+ kullanıcılarının oranını hesaplamak için dünya çapında bir tahminde bulundu. Sonuç olarak Allen’ın tahminlerine göre, Google+ son 32-34 saat içerisinde katılan 2,2 milyon kullanıcıyla beraber dünya çapında yaklaşık 9,5 milyon kullanıcısı olduğu sonucu tahminlenmiş oldu. (İçerik buradan alınmıştır)

Üyeler arasında hem ülkemizden hem de dünya’dan bir çok ünlü ismin de yer aldığı bir platform olan Google+’sın bana göre en dikkat çekici yönü de bu oldu. Sosyal Medya etkisi olarak belirtebileceğimizi düşündüğüm bu etki, böyle bir projenin bu kadar çabuk yayılması ve bir çırpıda bir çok kişiyi işin içine çekebilmesi ile hatırlanacaktır diye düşünüyorum.

Bundan çok değil, 3 sene öncesinde, internette bir proje çıktığında, Türkiye’de 100 kişilik bir grup tarafından keşfedilir, önce bu grup ve yakın çevreleri arasında yaygınlaşılır ve bu yaygınlaşma uzun süreleri alırdı. Şimdi ise bu süre günlerle hatta saatlerle ölçümlenebiliyor. Bu olağan üstü bir gelişme!

Nereye gidiyoruz şeklinde sorular soranlarınız mutlaka vardır. Şu yazıyı okumanızı öneriyorum. Güzel bir değerlendirme olmuş.

Bu arada, iphone kullanıcısı olan Google+ üyelerinin, sosyal medyada en çok konuştukları konu, fotoğraf yüklemek olarak belirlenmiş. Android’li telefon kullanan kullanıcıların rahatça kullandıkları bu özellik için iPhone kullanıcıları için de bir içerik yayınlandı. Google+’a iPhone ile nasıl fotoğraf yüklerim diyosanız, buradan bilgi alabilirsiniz.