Akbank Cep Şubesi Son 10 EFT ve Havale Fonksiyonu

Akbank Cep şubesi, Akbank müşterilerinin mobil cihazları üzerinden kolay bir şekilde bankacılık işlemi yapabilmelerini sağlayan bir servis olarak hizmet veriyor.

Geçtiğimiz hafta, Akbank Cep Şubesi üzerinden yeni iki fonskiyon hizmete sunuldu. Daha önce sadece Mobil İmza sahibi müşterilerin tam fonksiyon olarak kullanabildikleri; normal giriş yapan kullanıcıların ise sadece rumuzlu işlemleri için kullanabildikleri EFT ve Havale fonksiyonlarında bir geliştirme yapılarak, mobil imza sahibi olmayan müşterilerin de daha fazla işlem yapabilecekleri bir uygulama devreye alındı.

Son 10 EFT ve Son 10 Havale işlemleri olarak adlandırılan fonksiyonlar, kısaca internet şubesinden gerçekleştirdiğiniz son 10 EFT ve Havale işlemlerini, cep şubesinden görüntülemenizi ve hızlı bir şekilde bu gönderilerinizi farklı tutar ve gönderi açıklamaları ile yeniden yapmanızı sağlıyor. Böylece bir başka banka KK için yapacağınız EFT işlemini; kira ödemenizi; her ay kardeşinize, eşinize, dostunuza yaptığınız aylık para transferlerini, hesap numaralarını tekrar girmenize ve aklınızda tutmanıza gerek kalmadan, çok kısa bir süre içerisinde (yaklaşık 10 sn) gerçekleştirmenizi sağlıyor.

Cep şubesi içerisinde yapılan bu küçük ancak kullanım kolaylığı ve fonksiyonellik açısından büyük değişikliği rahat bir şekilde kullanacağınızı düşünüyorum.

Akbank müşterilerinin Cep şubesi için yaptıkları geliştirme önerileri, büyük bir titizlikle takip edilerek değerlendiriliyor. Sosyal medya üzerinden facebook ve twitter hesaplarını kullanarak ya da Akbank çağrı merkezini arayarak cep şubesi ile ilgili her türlü öneri, talep ve isteğinizi Akbank Yetkililerine bildirebiliyorsunuz.

Facebook, Mobil’de Artık Sadece Akıllı Telefon Kullanıcılarına Hitap Etmiyor!

Facebook, bana göre çok önemli bir hamle yaparak, Java platformuna da yatırım yaptı ve akıllı telefonlar dışında yaklaşık 2.500 adet java destekli cihaz için de uygulamasını yayınladığını duyurdu.

Uygulamanın GetJar veya Appia App Store’lardan indirilmesi bekleniyor. Ancak bu tip cihazları kullanan kiilerin alışkanlıkları, genellikle sms ile gelen linkler üzerinden giderek uygulama yüklemek olacağı için, ülke bazlı yayılımın nasıl olacağını merak ettiğimi söylemek istiyorum. Bu cihazlarda uygulamayı talep eden kullanıcılar olmuyor, kullanıcılar bir şekilde uyarıldıktan sonra merak duyup, uygulamaları cihazlarına kurmayı istiyorlar. Bu da tüm mobil uygulama sahipleri için de güzel bir test anlamına geliyor.

Uygulamada, aşağıda ekran görüntülerinden de görüleceği üzere, bir çok menünün yer aldığı görünüyor. Bu cihazları kullanan kullanıcılar için farklı bir deneyim olacağı kesin!

Akıllı telefonların yaygınlaşması ile ilgili çok uzun süre beklemeyeceğimiz ortadayken, yine de akıllı olmayan cihazları kullanan kitlelerin, özellikle bizim gibi ülkelerde azımsanmaması gerektiğini belirtmemiz gerekiyor. Özellikle bankaların bu kitlelere Java üzerinden ulaşmaları konusunda facebook’un itici bir güç olacağını düşünüyorum.

Google + Çılgınlığı!

Günümüzde, teknoloji dünyasında yayılımın nasıl hızlı olduğuna ilişkin en güzel örneklerden birisi Google+ projesi oldu. Projenin duyurulması ile birlikte adeta tüm sosyal mecralarda, sohbetlerde Google+ konuşulur oldu. Geldiğimiz nokta ile ilgili rakamlarda yavaş yavaş gün yüzüne çıkmaya başladı. Henüz resmi rakamlar konuşulmasa da, en çarpıcı rakam, projenin üye sayısına ilişkin olarak geldi.

Ancestry.com sitesinden Paul Allen,  Google+ üyelerinin sayısını hesaplamak için ilginç bir metodoloji geliştirdi. Amerikan nüfus sayımı idaresinin verilerinde yer alan bir dizi örneklenen soyadlarını Google+ kullanıcılarının soyadları ile karşılaştırdı. Bu karşılaştırmayı yaparak, Google+ için kayıt olan Amerikan nüfusunun yüzdesini tespit konusunda sezgiye dayalı tahminde bulunmuş oldu. Son olarak da Amerika ve Amerika dışında Google+ kullanıcılarının oranını hesaplamak için dünya çapında bir tahminde bulundu. Sonuç olarak Allen’ın tahminlerine göre, Google+ son 32-34 saat içerisinde katılan 2,2 milyon kullanıcıyla beraber dünya çapında yaklaşık 9,5 milyon kullanıcısı olduğu sonucu tahminlenmiş oldu. (İçerik buradan alınmıştır)

Üyeler arasında hem ülkemizden hem de dünya’dan bir çok ünlü ismin de yer aldığı bir platform olan Google+’sın bana göre en dikkat çekici yönü de bu oldu. Sosyal Medya etkisi olarak belirtebileceğimizi düşündüğüm bu etki, böyle bir projenin bu kadar çabuk yayılması ve bir çırpıda bir çok kişiyi işin içine çekebilmesi ile hatırlanacaktır diye düşünüyorum.

Bundan çok değil, 3 sene öncesinde, internette bir proje çıktığında, Türkiye’de 100 kişilik bir grup tarafından keşfedilir, önce bu grup ve yakın çevreleri arasında yaygınlaşılır ve bu yaygınlaşma uzun süreleri alırdı. Şimdi ise bu süre günlerle hatta saatlerle ölçümlenebiliyor. Bu olağan üstü bir gelişme!

Nereye gidiyoruz şeklinde sorular soranlarınız mutlaka vardır. Şu yazıyı okumanızı öneriyorum. Güzel bir değerlendirme olmuş.

Bu arada, iphone kullanıcısı olan Google+ üyelerinin, sosyal medyada en çok konuştukları konu, fotoğraf yüklemek olarak belirlenmiş. Android’li telefon kullanan kullanıcıların rahatça kullandıkları bu özellik için iPhone kullanıcıları için de bir içerik yayınlandı. Google+’a iPhone ile nasıl fotoğraf yüklerim diyosanız, buradan bilgi alabilirsiniz.

Bankacılıkta Değişimi Tetikleyen Faktörler…

Şu klasik karşılaştırmayı hep kullanmak istemiştim, bu yazıya nasip oldu.
Bildiğiniz gibi teknolojideki gelişim hep şu örnekle anlatılır; Telefonun kitlelere yayılması 50 yıl sürmüş, ardından gelen televizyonun yayılımı bu sürenin yarısı kadar, yani 25 yıl kadar gerçekleşmiştir. Daha sonra hayatımıza giren cep telefonu ve bilgisayarların yayılımı da bir kez daha yarılanarak 13 yıl kadar zaman almıştır. Sonrasında internet 7 yıl (yine yarısı), iPod 3 yıl (%50) ve facebook sadece 1,5 yıl…

Ancak gelişim, bu noktadan sonra artık yıllarla değil, aylarla belirtilir olmaya başladı. iPhone 1 yıldan kısa sürede kendisini tanıtıp, yaygınlaşırken iPad’in yaygınlaşması sadece 3 ay sürdü!

Bu inanılmaz gelişim, bankacılığı da çok yakından ilgilendirdi. İnternetin yaygınlaşmaya başladığı 1994 yılı civarında bankalar için internet bankacılığı kavramı hiç bir şey ifade etmiyordu. Hatta Dünya genelinde bu kavramın oturması 2000-2001 yıllarını buldu. Aradan geçen 7-8 yılda bankaların bu yeni düzene alışması beklendi hep. Ancak Mobil çağı ile birlikte bankalar artık bu kadar beklemenin anlamsız olduğunu gördüler ve mobil bankacılık serüvenine, çok daha kısa sürede adapte olmayı başardılar.

Bugün Apple Uygulama dükkanından 15 milyar download yapıldığı açıklaması geldi. Bu uygulamaların büyük bir bölümünde finans şirketleri ve bankaların geliştirdiği uygulamalar var. Bu da gösteriyor ki, bankacılık çok farklı bir yere gidiyor. İnternet Bankacılığında olduğu gibi iphone’un 2007′de piyasaya çıkışından 7-8 sene sonra bu alana girdiğinizi düşünebilir misiniz? 2014-2015 yılında neler olabileceğini kestiremezken bilinen tek bir şey var ki, o da mobil kanalın en tepede konumlanıyor olacağıdır.

Bugün yaygın olan görüş, 2014-2015 yıllarına gelindiğinde bankaların 1. kanalının mobil, 2.kanalının web/internet, 3. kanalının ATM, 4. kanalının call center ve 5. kanalının şubeler olmasıdır. Burada sıralamada çağrı merkezi ve ATM’nin yerleri halen tartışılmaktadır. Bugün çağrı merkezi dediğimiz kanalın yakın zamanda contact center olmasıyla, mobil ve sosyal medya ile web’e kayması, bu kanalı ATM’nin veya diğer adıyla self servis makinelerinin arkasına atması anlamına gelmektedir. İşte bu nedenle halen bu kanalı çağrı merkezi olarak gören bankalar, 2015′de ciddi bir kayıp yaşayacaklardır.

Günümüzde Kinect oyun konsolu gibi teknolojik gelişmeler, teknolojinin doğal yaşamla uyumlandırılmasına işarettir. Artık teknoloji, insanların duygularını, hareketlerini, tepkilerini ölçümleyerek değerlendirecek seviyeye gelmiştir. Bu yapı IVR, ATM gibi kanalların işleyişlerinin değişerek, farklı boyutlara gelmesi anlamına gelir.

Mobil’in 1.kanal olması, bankacılık sektöründe bir çok şeyi değiştirecektir. Bu değişim özellikle zihniyet ve yönetim şeklinde ortaya çıkacak ve eski zihniyeti savunan bir çok banka, bu yarışta ciddi yara alacaktır. Bugün Türkiye’de bankala arasındaki sıralama 2015 yılında değişmeyebilir, ancak önümüzdeki 10 yıl sonrasında, en büyük olarak nitelenen bankaların bazılarının, değişime ayak uyduramaması halinde büyük kayıplarla karşılaşması kaçınılmaz olur. Bu yıllarda özellikle alt yapısal olarak kendisini hazırlayan daha küçük ölçekli bankalar ise, daha üst sıralara tırmanacaktır.

Operatör etkisini de unutmamak gerektiğini her yazımda vurguluyorum. Bugün mobil uygulama geliştirmek için klasik banka süreçleri içinde kaybolarak 8-9 ay beklemek bir lüks olarak dahi ifade edilemez. Küçük bir ajansın 1-2 ayda geliştireceği bir uygulama, bankalarla mobil ortamda rekabet edebilir. Bankalar bu durumu göz ardı edip, finansal büyüklüklerinin arkasına sığınırlarsa, bir kayıp riski de burada ortaya çıkacaktır.

Lokasyon bazlı servisler, yaygınlaşan notifikasyon alışkanlıkları, bankacılığı banka dışına, sokağa yani mobil hayata doğru çekmektedir. Buna direnç göstermek kolay ancak sonuçları ağır bir yol olur.

Sonuç olarak bankacılıkta değişimi tetikleyen tüm faktörler, MOBİL kanalı işaret etmektedir. Bankacılıkta gelecek, mobil kanal üzerinde yoğunlaşacaktır.

Not: Bu yazıda kullanılan içerik için Banking4Tomorrow Blogundan yararlanılmıştır.

Kore Metrosunda Akıllı Telefonlar İle Market Alışverişi Başladı

Güney Kore’de, Telco’nun alt kuruluşu olan Home Plus isimli şirket, metro istasyonlarında müthiş bir uygulamaya imza attı. Offline dünyada Kore pazarında 2. sırada bulunan şirket, 1. sırada bulunan rakiplerini nasıl geçeceklerini düşünürken, kısa sürede mağaza ağlarını genişletmenin mümkün olmadığını anlamış ve online dünyada rekabette avantaj sağlamayı planlamış.

Bunun için de metro istasyonlarını uygun gören şirket, metro istasyonlarını adeta bir sanal markete çevirmiş. Metro istasyonu duvarları, cam panelleri raf görselleri ile kaplayan şirket, her bir ürün için QR code oluşturmuş. Metroya binmeden önce insanlar, diledikleri ürün için sepetlerini QR code okutarak dolduruyor, siparişi gönderiyor ve eve gittiklerinde de market alışverişi kapılarına geliyor.

Home Plus bu uygulama ile %76 yeni müşteri kazanımı elde eden şirketin uygulamasını 10.000 müşteri kullanmış. Online satışları, bu uygulama ile %130 artmış! Halen offline dünyada 2.yiz ancak 1. olmamıza az kaldı diyen şirket, bu uygulama ile online satışlarda lider konuma gelmiş.

Bu yaratıcı uygulamanın videosunu keyifle izleyeceğinize eminim. Harika olmuş :)

Yapı Kredi Üye İşyeri-POS Sitesini Yeniledi

E-Ticarette, bankaların daha aktif rol oynamaları, özellikle firmalara verilen POS ve Sanal POS ürünleri ile ilgili, daha pratik süreç ve çözümler üretilmesi konusunda yıllardır bir çok tartışma yapılmaktadır. Pazar’da Garanti Bankası kadar bu konuya ağırlık veren bir başka banka olmaması, e-ticaretin gelişme hızını da olumsuz etkilemekteydi. Ancak sektörde bu konuda geçmişte önemli çalışmalar yapıp, daha sonra pek fazla sesi duyulmayan Yapı Kredi, POS-Sanal POS ürünleri ile ilgili sayfalarını yenileyerek, bu konuda bir atılım yapmanın sinyallerini verdi.

Bankaların bu konuda atacakları adımlar çok önemli. Günümüzde alternatif ödeme sistemleri konuşulurken, sadece Garanti ve Yapı Kredi’nin değil, İş Bankası ve Akbank’ın da bu alanda faliyetlerini arttırmasını umuyorum.

Yapı Kredi’nin yenilenen web sayfasını buradan inceleyebilirsiniz.

Ayrıca bu sektör hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz, Garanti Ödeme Sistemleri’nden Emre Güzer’in blogunu okumanızı tavsiye ederim.

Liderlik Manifestosu

Practice of Leadership Blogu’nu şiddetle tavsiye ederim. Zaman zaman göz atmak sizlere de iyi gelecektir diye düşünüyorum.

Bu blogdan son zamanlarda en çok hoşuma giden yazıyı sizlerle paylaşayım istedim. Liderlik Manifestosu başlıklı yazıda, bir liderin sahip olması gereken özellikleri sıralamışlar. Yazıyı buradan okuyabilirsiniz.

Maddelerin Türkçe karşılıklarını aşağıda veriyorum;

1) Liderlerin Vizyonu vardır

2) Liderler Değişimi Yaratır

3) Liderler Gerçekle Yüzleşebilen Kişilerdir

4) Liderler Benzersizdir (Kendilerine Has Kişilerdir)

5) Liderler Standartları Yüksek Belirler

6) Liderlik bir seçimdir (seçenektir)

7) Lider Doğulmaz, Olunur (Geliştirilebilir bir yetkinliktir)

8) Liderler Örnekleri Kendileri Oluşturur

9) Liderler İletişimi Teşvik Eder

10) Liderler Karakter Potansiyelinin farkındadır

11) Liderler Sürekli (sürdürülebilir) İletişim Kurabilenlerdir

12) Liderler Sorumluluk Alır

13) Liderler Kendilerine Yatırım Yaparlar

14) Liderler Sonuç Odaklıdır

15) Liderler Çevrelerindekilerini Etkileyebilen Kişilerdir

16) Liderler Ardında Onu Takip Edenler İçin Birşeyler Bırakan Kişilerdir

17) Liderler Çevresine nüfus edebilen kişilerdir.

Temassız Ödemede Gelecek Kimin Elinde?

Temassız ödeme, gelecek dönemde en çok kullanacağımız ödeme metodu olarak görünüyor. Bu konuda daha önce sizlere bu blog üzerinden fikirlerimi paylaşmıştım. Aynı şekilde zaman zaman, bu konuda çok değerli çalışmalar yapan dostlarımın yazılarını, paylaştıkları içerikleri de sizlere aktarmaya çalışıyorum.

İşin arka tarafındaki firmaları incelediğimizde ise, çok farklı konular üzerinde kafa yorulduğunu söyleyebilirim. Bu yeni ödeme metodunu kim sürükleyecek, operatörler mi, bankalar mı diye konuşurken, Google’ın geliştirdiği Google Wallet ürünü sonrasında, aslında oyunun kurallarının nasıl yazılıp çizildiğini de açıkça görmeye başladık.

Ne demek istediğimi biraz daha açayım. Türkiye pazarına bakıldığında şu bir gerçek ki, ödeme sistemleri konusunda pazarı, bariz şekilde operatörler yönlendirmekte. Garanti Bankası’nı bu işin biraz da dışında tutarsak, bankaların bu alanda etkin rol almadıklarını söylemek mümkün. Hatta Garanti Bankası’nın bile henüz ‘yönlendirici seviyeye’ gelemediğini, ancak yinede bu konuda, diğer bankalara göre daha istekli ve cesur olduğunu söyleyebiliriz. Turkcell ve Yapı Kredi, Garanti Bankası ve Avea, Vodafone ve Akbank derken yeniden Turkcell ve Garanti Bankası’nın ardı ardına çıkarttıkları ürünlerde bu alana yatırımların ne kadar sıklaştığını gördük. Ancak dediğim gibi, operatör ağırlıklı gidişat, ürünlerin henüz deneme yanılma periyodunda olması hissiyatını vermekten öteye gidemiyor.

Peki bu durumun sebebi ne? Aslında Google Wallet ile bu konuyu açıklamak mümkün görünüyor. Operatörlerin yakın gelecekte bankaların en büyük rakipleri olması söz konusu olabilir mi? Bu husus, temassız ödeme sistemleri ile mümkün görünüyor çünkü bu yeni metod, aslında içerisinde sadece ödeme gibi basit bir işlemi barındırmıyor. Bankalar için şu anda ödeme konusu, en önemli konu gibi görünse de, operatörler bu konuya bir adım daha ileriden bakıyorlar. Bu bir adım ilerideki konu ise, ‘İÇERİK’.

Google, dünyadaki en büyük içerik toplayıcı olarak kabul ediliyor. Bugün internet kullanıcısı olan hemen herkes, her gün Google servislerini kullanıyor. Aynı insanlar, yine hergün bir şeyleri satın almak karşılığında ödeme yapıyorlar. Hal böyle olunca Google, ödeme kavramını tek başına ele almıyor. Eğer böyle düşünülürse, Google Wallet’ın tek başına bir işe yaramayacağını onlar da biliyorlar. Google Wallet’ın biz müşterilere katacağı katma değer, ödeme işlemini yapabilmemizin yanında bize sunacağı ekstra bilgilerle bizi beslemesi olabilir. Mesela alıveriş yaptığınız anda size hesap bilgilerinizi verebilecek, size benzer ürünler için fırsatlar sunabilecek, lokasyon tabanlı yönlendirmeler yapabilecek bir sistemi kullanmak, hepimizin daha çok hoşuna gidecektir. Tüm bunların tamamının anlamı, müşteriyi tanımak, onun davranışlarını hatta psikolojisini takip edebilmektir.

Türkiye’de bankaların yapamadıkları en önemli şey bu aslında. Bankalar müşterilerini ne kadar tanıyorlar? sorusuna hiç bir banka tam olarak tanıyorum cevabını veremiyor. Bunun en önemli sebebi, bu konuda henüz yeni yeni yatırımlar yapılmaya başlanması. Oysa Operatörler bu konuda o kadar çok şey biliyorlar ki. İşte Garanti Bankası ile Turkcell’in çıkartmış olduğu Cep-T Para Kart gibi uygulamaların da arkasında yatan en büyük strateji bu. Çünkü bu gibi ürünler, operatörlerin çok daha kullanıcı odaklı hareket etmelerine imkan tanıyor. Düşünsenize, ellerinde tam olarak net olmayan bir konu daha, bu sayede ete kemiğe bürünmüş oluyor.

Sonuçta operatörler, geçtiğimiz hafta MMA Türkiye konferansında dedikleri gibi, bankaların yaklaşık 4-5 katı müşteriye sahipler ve bu alanda bankaların onları yakalaması mümkün görünmüyor. Ancak Bankalar için henüz hiç bir şey geç değil. Artık müşterilere dönük stratejiler üretmenin zamanının geldiğini bütün bankalar biliyor. Bu nedenle bu konuda çok daha değişik ve güzel gelişmeler, yakın zamanda bizleri bekliyor.

Santander Openbank iPad Uygulamasını Duyurdu!

İspanya’nın en önemli finans kuruluşlarından Santander, Openbank adını verdiği dijital bankacılık uygulamalarının iPad uygulamasını duyurdu.

Oldukça güzel görünen menüleri incelemeyi çok isterdim. Şu anda sadece aşağıdaki videosunu ve bazı görsellerini görebildiğim uygulama, İspanya’nın ilk %100 native ipad bankacılık aplikasyonu olarak tanıtılıyor. Bankacılık işlemlerinin %80′ini bu uygulama üzerine taşımayı başarmışlar ve bankanın her 10 müşterisinden 1 tanesinin, bu uygulamayı kullanmasını bekliyorlar. Bu rakamı daha da ilerletmeyi hedefliyorlar.

İspanyolca bilmediğim için videoyu pek anlamasam da, bilen birileri varsa ve tercüme gönderirse (özet de yeterli olur), çok sevinirim.

AaramShop, Facebook’tan Market Alışverişi Yaptırıyor

Hindistan’ta facebook üzerinden market alışverişi yapılmasını sağlayan bir uygulama hayata geçti. AaramShop.com, facebook uygulaması ile hintli tüketicilere market alışverişlerini facebooktan yapmaları olanağını tanıyor.

Şimdilik Beta yayında olan uygulama,Yeni Delhi, Gurgaon ve Noida şehirleri için çalışıyor. AaramShop, buradaki yerel marketlere, facebook platformlarını açarak ürünlerini sergileme fırsatı verirken, tüketicilerde market ihtiyaçlarını seçtikten sonra, kendilerine en yakın marketi seçtikten sonra alışverişi tamamlıyorlar. (Bu yönüyle geçmişte yaptığımız ve başarısız olan Tio.com.tr projesini hatırlattı bana)

Müşteriler ürünü sepete atıp, satıcıyı seçtikten sonra, AaramShop.com üzerinden sipariş satıcıya geçiliyor. Satıcı ürünü teslim etmekle sorumlu oluyor ve ürün teslimatında müşteri ödemesini yapıyor.Sistem şimdilik hem satıcılar, hem de müşteriler için ücretsiz kullanılabiliyor.

Uygulamaya buradan ulaşabilirsiniz.