Yeni kurulan birimlerin, organizasyonların, ilişkilerin vs. büyük bir çoğunlu için geçerli bence… Yaptığınız başlangıç çok önemli.. Çünkü bu başlangıç, yeni sürecin tüm yaşantısını etkiliyor ve aynı şekilde devam ediyor…

Eğer akıllıca hamleler yapmazsanız, bazı şeyleri düzeltmeniz çok zor. Çünkü siz süreci yönetemez hale geliyorsunuz, başkalarının yönlendirmeleri ile sürüklenip gidiyorsunuz ve kontrolü kaybediyorsunuz… Bir bakmışsınız, sizin şekillendirmek istediğiniz yapı sizden çıkmış, başkalarının sizi görmek istediği hale bürünmüş olabiliyor… Daha da kötüsü, siz bunu alışkanlığa döndürüyorsunuz…

Oysa yeni kurulan yapılar için tek ve en önemli koz, iplerin ilk başta sizin elinizde olması. Sıfır noktasından itibaren nasıl ilerleyeceğinize siz karar verebiliyorsunuz. Tıkandığınız noktada yönlendirme yapabilme şansını elinizde tutuyorsunuz. Yani direksiyon sizde, gazı siz kontrol ediyorsunuz.

Bir de eğer sizden daha güçlü olanların rüzgarını arkanıza alabildiyseniz, sizden daha şanslısı yoktur. Bunu sonuna kadar kullanırsanız, işinizi en iyi şekilde yürütebiliyorsunuz.

Peki bu ideal tablo gerçekte böyle mi yürüyor? Tabiki hayır…

Çünkü gerçek yaşamda hiç bir işe başlamadan önce planlama yapılmıyor :)

Planlamanın önemi, sadece proje yönetirken ortaya çıkmıyor işte… Hep söylüyoruz, hayatın her anı bir proje aslında! Planlamazsanız ve planlamalarınızı güncel tutmazsanız, sekreter olup not tutarsınız… Defteri planlamazsanız, onu da başaramazsınız… :D