TuncayTuncer
Tuncay Tuncer'in Kişisel Blogu
Tuncay Tuncer'in Kişisel Blogu
Sep 1st
Bir çok şirket için planlama dönemi yaklaşıyor. İçinde bulunmaktan oldukça keyif aldığım bir süreç başlıyor. Keyif aldığım kadar da sıkıntılı bir süreç bu…
Her planlama döneminde, bir müşteri, bir de işi yapan, talebin geçildiği taraf olur. Talebin geçildiği taraf hep ezik, müşteri hep baskındır. Müşteri kızgın, sitemkar, kendince haklıdır… Müşteri ister, parasını verir, olsun der! Haklıdır da…
Çok kısa süre önce terazinin bir tarafındayken, şimdi diğer yanındayım… Bu konuda benden mutlusu yok! Ezik taraftan, ‘ezen’, en azından öyle olduğunu düşünen ama sonuçta hep mağdur olan diğer tarafa geçmiş birisi olarak benden mutlusu yok inanın…
Bu müthiş deneyimi yaşarken, toplantılarda aklıma gelen bir konuyu sizlerle paylaşmak istedim. Şu, yukarıda yazdığım ‘müşteri her zaman haklıdır’ konusu…
Sonuçtan başlayarak gideyim bu sefer…Müşteri haklı olmayı haketmelidir! Evet sonuç bu.. Çünkü gerçekten müşteri haklıdır, ancak hakettiği sürece… Yani müşteri haklı olmak için çalışmalıdır, efor harcamalıdır…
Küçüklüğümü düşününce, beğendiğim bir oyuncağı babama aldırmak için göbeğim çatlardı. ‘O oyuncağı istiyorum!’ şeklinde gittiğimde elde ettiğim şey kocaman bir HİÇ’ten başka birşey değildi. Babam hep onu ikna etmemi bekledi.
‘Falancada var bende yok’ dedim, olmadı… ‘Çok güzel, burnundan ateş çıkıyor, yeni çıktı’ dedim o da olmadı… Olması için nedenler bunlar değildi…
Oyuncak alma işi, tek taraflı bir fayda… Sadece bana bir faydası var, babama ise faydası olmadığı gibi, cebinden çıkan nedeniyle zararı olmuşluğu vardır… Şimdi büyüdük, ortak amaç için bir şeyler talep ediyoruz…
‘Falanca banka yapmış biz de yapalım’… ‘Dünya bu teknolojiye döndü, biz de dönelim’ olmuyor işte… Faydası ne? Ne Kazanacağız, nasıl kazanacağız? Sonuçlar bizi nereye götürecek? Bunları anlatamadğımız noktada paramızla rezil oluyoruz…
Çok da güzel oluyor rezil olmamız… Çalışmalıyız, faydasını, maliyetini, getirisini ortaya koymalıyız…
Sonra, bu çalışmalarla elde ettiğimiz sonuçlara bakıp, bir iş zekası çerçevesinde yorumlayıp, sıralamalıyız…
Aksi taktirde, ‘ben bunu istiyorum’ şımarıklığından başka bir şey elde edemeyiz… Sonra üretene dönüp, ‘asırlar önce istediğimiz şu iş ne oldu’ diye sormaya yüzümüz olmaz…
Ölç, Biç, Sırala… 3 noktanın devamında anahtar sözcük var, TALEP ET!
Söz Sizde!